Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Amiral Byrd ve Highjump Operasyonu


Amiral Byrd ve Highjump Operasyonu konusu, HOLLOW EARTH forumunda tartışılıyor.
#1



Amiral Byrd'ün 1947 Yılındaki Kutup Gezisi

Kutuplar üzerinde uçan askeri ve sivil uçaklar, kutup açıklıklarını keşfedemedikleri için, bugün kutuplar, coğrafi noktalar olarak kabul edilmektedir. Fakat Amiral Byrd kutup açıklıklarını keşfetmişti.Byrd, 1947 yılındaki gezisinde, iç dünya oyuğunun 1700 mil kadar içine girmeye muvaffak olmuş, bunun yanında da kuzey açıklığından giriş yerini bulmuştu. Byrd’ün keşifleri arasında dünyada bulunmayan hayvan ve bitki çeşitleri, denizler ve kara parçaları bulunuyordu. Byrd’ün keşiflerinin sırrını ilk defa Dr. Raymond Bernard, “Oyuk Dünya” adlı kitabında açıklamıştı. Byrd, kutupta bir şeyi veya birini aramıştı ama neyi? Müttefikler Hitler’in öldüğüne hiçbir zaman inanmamışlardı. Onlar, Hitler’in yaşadığını biliyorlardı. “Operation High Jump” Güney Kutbuna yapılan sözde bilimsel misyonun kod adı idi. Bu harekata 4000 askeri personel, 6 helikopter, 6 Martin PBM uçağı, 2 deniz uçağı, 13 Amerikan lojistik destek gemisi ve 1 uçak gemisi ve dikkati çekecek miktarda paletli ve tırtıllı makine ve teçhizat katılmıştı. Bu misyona Amiral Byrd başkanlık ediyordu. Misyon Washington tarafından finanse edilmişti ve ABD Deniz Kuvvetleri tarafından yürütülüyordu. Medyaya bu keşif seferinin maksadı ile ilgili hiçbir bilgi verilmemişti. Sadece keşif gezisinin tamamen bilimsel amaçlarla yapılacağı açıklanmıştı. 1946 Mayısında “Operation Hing Jump” yürürlüğe girdi ve birçok gemi Güney Kutbu’na doğru hareket etti.

İlginçtir ki; Nazi Almanyası da 1938 yılında Güney ve Kuzey Kutbuna Kaptan Alfred Ritter yönetiminde keşif gezileri düzenlemişti. Daha önce Norveçe ait olduğu iddia edilen kutup bölgelerine, küçük bir deniz uçağı ile yüzlerce gamalı haçlı bayraklar dikilmişti. Richter bu bölgeye “Neuschwabenland” adını vermişti.

Amerika ve SSCB, Avrupa’da “Soğuk Savaş” hazırlıkları yaparken, bu iki güç kutuplarda tam bir birlik ve beraberlik içindeydi. Byrd, “Kıtanın kuşatılması planlanıyor” başlıklı raporunda (s. 437)



Amiral Byrd

“Kıta’ya (yani kutuba) 3 cepheden saldırılmasını teklif etmişti. Sayfa 434’de ise şöyle bir tavsiyede bulunuyordu, “Gelecek defa kombine kara ve deniz kuvvetleri keşfi planlanmalıdır” Gazete muhabirleri “High Jump” harekatının “Neuschwabenland” bölgesinde Kaptan Richter’in orijinal yerinden sadece birkaç mil ötede yürütüldüğünü öğrenmişlerdi. Amerikan görev güçleri burada 3 kısma ayrılıp, kıtanın içine doğru ilerlemeye başlamışlardı. Byrd arkadaşlarına projenin yaklaşık 6-8 ay süreceğini söylemişti. Fakat Şili basını misyonun başının dertte olduğunu ve birçok kazanın olduğunu yazmıştı. Kutuba ayak basıştan birkaç hafta donanmanın bir kısmı eve döndü. Avrupa’da bazı söylentiler dolaşmaya başlamıştı. Amiral Byrd bir Amerikalı gazeteciye şöyle demişti: “Amerikanın, kutup bölgesinden gelebilecek hava saldırılarına karşı savunma tedbirleri alması gereklidir. Yeni bir savaş olursa, Amerika, bir kutuptan diğer kutuba inanılmaz hızla uçabilen uçakların saldırısına uğrayabilir.” O zamanki Alman tabloid gazetelerinin iddialarına göre, Byrd bu açıklamalardan sonra derhal Washington’a çağrılmış ve güvenlik servislerince sorgulanmıştı. “High Jump” harekatına katılan insanlardan ölenler olmuştu. Ayrıca bir çok gemi ve uçak da kaybolmuştu. ABD donanması pilotlarından David Bunger’in tuttuğu notlara göre; Şubat 1947’de Wilkesland’ın Queen Mary sahilleri üzerinde uçarken, 300 mil karelik bir buzsuz alan keşfetmişti. Bunger’in iddialarına göre bu alandaki göller sıcak su ihtiva ediyordu.

6 Ekim 1977 tarihli Times, Bunger’in raporunu şu sözlerle tasdik ediyordu: “Antarktik buzlarının altında 17 göl bulundu.” Amerikan Projesi hayli bilimsel görünüyordu fakat bütün bu görüntüye rağmen, Amerikalılar’ın projesinin Nazi avı için düzenlendiğini gösterir belirtiler vardır. Ayrıca Amerikan bilim adamlarının kutupla ilgili raporlarında, kutup üzerinde kimliği meçhul cisimler ve ışıklar görüldüğünü bildirilmiştir. “High Jump” operasyonu ile ilgili birçok sır, Amiralin ölümünden sonra kaybolmuştur.

Dr. William Bernard tarafından yayınlanan Byrd’ün anılarında, onun uçağında kutuptaki bilinmeyen kristal bir kente, uzun boylu sarışın insanlarca, uzaktan komuta edilerek indirildiği anlatılır. Bu insanlar ona, iç dünyanın Arianni bölgesinde yaşadıklarını ve “Flugelrad” (Uçan Disk) lere sahip olduklarını göstermişlerdi. İlginçtir ki, bu sarışın, uzun boylu insanlar, Almanca konuşuyorlardı ve kültürlerinin binlerce yıllık olduğunu söylüyorlardı. Bu insanlar, dış yüzeydeki insanları gözlüyor ve kontrol ediyorlardı.



Kutuptaki Reich-Almanları ve Arianniler arasındaki ittifak:

Müttefikler 1947 yılında Neuschwabenland’a saldırmakla, Büyükamiral Dönitz’in imzaladığı silah bırakışması anlaşmasına açıkça ihlal etmişlerdi. Müttefikler bu saldırıyı 1957 yılında bir defa daha tekrarlardılar ve Antarktika üzerinde birkaç atom bombası patlatarak, buradaki Alman üssünü yok etmek istediler. Müttefikler bu saldırıyı “Uluslar arası Jeofizikçiler yılı” olarak adlandırarak olaya bir kutup araştırması süsü vermek istediler. Aslında günümüzde çokça söz konusu edilen kutup üzerindeki ozon tabakasındaki delik, işte bu nükleer saldırıdan sonra açılmıştı.

“Kara Güneş” örgütünün elindeki belgelerden anlaşıldığına göre, Reich-Almanyası Arianniler’le gizli bir anlaşma imzalamıştı. (Bu anlaşmada A. Hitlerin de imzası vardı) Bu anlaşmaya göre, Reich Almanları “iç dünya”da her türlü saldırıya karşı korunacak, ayrıca ileri teknoloji ve ileri spiritüel bilgilerle donatılacaklardı. Fakat bu teknoloji yalnız barış ve savunma amacı ile kullanılabilecekti. Reich Almanları’nın Alderbaranlı’larla olan işbirliğini, ünlü yazar Robert Charroux’un “Andların Esrarı” adlı kitabında da görebiliyoruz. Charroux’un anlattığına göre, Güney Amerika And dağlarında devasa tünel sistemleri vardı. Charroux daha sonra şunları yazmaktadır;

“Adolf Hitler ve Mussolini’nin savaş hazineleri yardımı ile Güney Amerika’da bir yer altı şehri kuruldu. Bu yer altı şehrindeki (muhtemelen Peru veya Amazon ormanlarında) teknik cihazlar ve donanımlar benzeri yerüstündeki laboratuarlardan çok üstün bir durumdaydı. Ünlü İtalyan kaşifi Guliemo Marconi’nin öğrencisi olan, İtalyan fizikçisi N. Genovese’nin açıklamalarına göre, bu araştırma merkezlerinde dünya dışı varlıkların yardımı ile hayret verici bilimsel gelişmeler olmuştu. Bu merkezde 1946’dan beri doğrudan güneşten gelen kozmik enerjiyi depolayabilen bir sistem mevcuttu.”



Antarktika’daki Alman Reich’ı:

Daha önce de belirttiğim gibi, Alman Reich’ı tamamen yok olmamıştı. Güney Kutbun’daki üssün genişliği 600.000 km2, Arjantin’deki Almanlar’ın yaşadığı San Carlos de Bariloche’daki toprakların genişliği ise, 10.000 km2 idi. (İsviçre’nin yarısından büyük) Ayrıca Şili’de “Colonia Digniad” denilen bir Alman kolonisi vardı. Federal Almanya’nın kanunları bu kolonide geçmiyordu tabii!!!.

Yazar J. V. Helsing’e açıklama yapan bir “Kara Güneş” örgütü mensubu Alman’ın anlattıklarına göre, müttefikler, kutuptaki Reich Almanlarının uçan daireleri ile geri dönmeleri durumunda, bugünkü Federal Almanya’ya atomik bir saldırıda bulunabilecekleri tehdidinde bulunmuşlardı. 1994 yılında, Büyük Amiral Dönitz’in yakın dost çevresinden yaşlı bir Alman hanımın yazarı itiraf ettiğine göre, Amiral Dönitz, Alman Uçandaireleri, Aydaki Alman UFO üsleri ve “Oyuk Dünya” (İç Dünya) ile ilgili oldukça bilgi sahibiydi. Yazarın iddiasına göre, Dönitz’in yakın çevresinden olan bir pilot da Bohemya Moravya bölgesinde Vril gücü ve anti-gravitasyon ile havalanan bir Vril-avcı uçan dairesi kullanmıştı.


J. V. Helsing’in diğer bir iddiasına göre, ünlü Stauffenberg ailesinden, II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotluğu yapan bir şahıs, 1943 yılında bir Arado Junker jet uçağı ile havaalanına indiği zaman, gözlerine inanamamıştı. Çünkü gözlerinin önünde dev bir Haunebu II uçan dairesi duruyordu. Pilota açıklandığına göre, bu araç, dünyada iken 5000-7000 km/s, atmosfer dışında ise 100.000 km/s’in üzerinde hız yapabiliyordu.

Müttefikler Nazi Ufo'larla nasıl başa çıkabilecekleri bilemedikleri için örtbas etmişlerdi..

Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi