BEŞİNCİ BOYUT FARKINDALIĞINA ULAŞMA

Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

BEŞİNCİ BOYUT FARKINDALIĞINA ULAŞMA


BEŞİNCİ BOYUT FARKINDALIĞINA ULAŞMA konusu, KİŞİSEL GELİŞİM forumunda tartışılıyor.
#1
Biz, Kozmik Hiyerarşi, isim olarak Lord Metatron, Lord Averil ve Lord Sananda 5. boyut varlığı durumuna ulaşma süreci hakkında bildirimde bulunmak istiyoruz. Spiritüel yoldaki birçok inisiye 1998 yılında birçokları da önümüzdeki yıllarda 5. boyut farkındalık düzeyine ulaşmaya başlayacak. 5. boyutsal varlık durumunda ikilik ve kutupsallık tümüyle birleştirilir ve bilinç dışı "karanlık yön" tümüyle kucaklanarak insanın ölüm, yıkım, rekabet, kontrol ve kötüye kullanma genetik modellerine bir son verilir. 5. boyut farkındalığına ulaşma inisiyenin koşulsuz sevgiyi tümüyle bedenlemesine ve Dünya yüzeyindeki tüm diğer yaşam-formlarının koşulsuz kabullenmesine izin verir. Bunu başarmak için tüm acı, kötüye kullanılma, utanç, öfke ve korku duygusal kayıtları tüm bedenin hücresel yapısından silinir. Bu başarıldığında, 5. boyut farkındalık durumu inisiyenin içinde kesintisiz bir sevinç, sevgi ve ilahi birlik deneyimi oluşturur. 5. boyut farkındalığı spiritüel yoldaki herkesin çok uzun zamandır ulaşmayı aradıkları şeydir.


Eski Mısır pramitlerinde inisiyeler 5. boyut farkındalığına birçok yıllık bir zaman sürecinde ulaştılar. Bu inisiyasyonlar dereceli olarak her inisiyenin kristalize forma dönüşmesine izin verdi. Kristalize hücresel yapıda her hücre küçük bir kristal görümündedir ve kristallere benzer birçok özellik taşır. Kristaller gibi kristalize hücresel yapı çok yüksek bir vibrasyonu tutabilir ve bu şifacılık, kanal olma veya teleportasyon (ışınlanma), ani tezahür ettirme (oluşturma) ve boyutlararası yolculuk gibi sihirli yetenekler için kullanılabilir. Kristalize hücresel yapıya dönüşmede tüm bedende kayıtlı duygusal kayıtlar salıverilip silinebilir ve bu devam eden bir sevinç durumuna yol açar. Önceki "Eski Mısır'dan Yeni inisiyasyonlar" mesajımızda, kanalımız kristalize forma dönüşme süreci başlangıç inisiyasyonlarında detaya indi. O mesajda kanalımız ilk 108 inisiyasyon ve bedenin 2/3'ünü kristalize forma dönüştüren ve aurik sahayı "Hayat Çiçeği" modeline dönüştüren 108 DNA iplikçiği hakkında bilgi verdi. Bizim arzumuz bunları tekrarlamak değil ama okuyucumuzun daha önce yapmadıysa bu materyali bulması.

5. boyut farkındalığına ulaşmak için, bedenin geri kalanını kristalize forma dönüştüren ve eş zamanlı olarak 4. boyut formuyla birlikte yer alan bir 5. boyut formu oluşturan toplam 1024 DNA iplikçiği bedenlenmelidir. Bu 5. boyutsal araç, duygusal olarak koşulsuz kabulleniş durumunu bedenlemeye ve dünyada 12.000 yıldan fazla süredir deneyimlenmemiş bir iç huzur ve barış durumunu deneyimlemeye izin veren, tüm sınırları aşan bir 5. boyut farkındalığının şimdiki form tarafından deneyimlenmesine izin verir.

Bizim arzumuz kişisel gelişiminizde bu sonraki adıma başlayacak olanlarınız için 1024 DNA iplikçiğinin tümünü bedenleme sürecini kapsam içine almak. Bu sonraki düzey inisiyasyonlardaki işlemler ve bütünleştirme sürecini daha iyi açıklamak için bu yaratılım ve tüm yaratılımların düşüşü ve insansı formun hücresel hafızasında tutulan acı dolu karma konusuna biraz tarihsel olarak girmek istiyoruz. 1024 DNA iplikçiğini bedenlemek için, tüm bilinçdışı realite planı birleştirilmeli ve bilinçdışında tutulan tüm karma salıverilmelidir. Kanalımız kendi bilinçdışını bütünlerken diğer ırklardaki varlıklarla olan birçok karmik anlaşma temizlenmek üzere gündeme geldi. Bizim amacımız gelecek yıllarda kendi bilinçdışılarını birleştirecek olan diğerleri için bu anlaşmalar konusunda detaya inmek.

Önce okuyucumuzun bizimle "Tüm Kaynakların Kaynağı"na benzetilebilecek tüm formların ondan oluştuğu bir tohumun yer aldığı 4000. boyuta seyehat etmesini istiyoruz. Çok uzun bir zaman süresince bu boyut iki realite planından oluşmuştu, planın biri bir erkek ve dişi bilinç tarafından bedenlenmişti, diğer plan ise ilk planın tam yansımasıydı ve bir dişi ve erkek bilinç tarafından bedenlenmişti. 4000. boyuttan kaynaklanan tüm form deneyimleri trilyonlarca yıllık Dünya zamanına eşdeğer bir zaman süresince barış dolu bir evrimden başka birşey bilmemişti.

"Tanrı" yada tohumun ötesindeki bilinç değişik birşey denemeyi istedi ve iki realite planı birbiriyle karışarak iki erkek bilinç tarafından yönetilen bir plan ve karşısında iki dişi bilinç tarafından yönetilen bir diğer plan yaratıldı. Kutuplaşmalardaki bu kayma tohumdan veya kaynakların kaynağından yayılan enerji akışında sonuçta tüm yaratılımı iki enerji modelinden biri tarzında etkileyen bir sapmaya neden oldu. İki erkek bilinçten yayılan enerji sapması saatin ters yönünde dönen bir spiral tarzında aktı ve eksiklik ve zamanla da yaratılımın bazı bölümlerinin yıkımı deneyimine giden "özgür irade "'nin deneyimlenmesine yol açtı. Tohumdan akan ve iki dişi bilinç tarafından yönetilen enerji saat yönünde bir spiral oluşturdu ve mükemmellik deneyimi ve zamanla yaratılımın bazı bölümlerinin yaratıcı kendini ifade eksikliği ve can sıkıntısını deneyimlemelerine neden olan tam-özgür-iradesizlik deneyimine neden oldu.

Altı milyon yıl kadar önce bu yeni spiral enerji akışı bizim yaratılımımıza olan boyutlararası yola ulaştı ve 1 ve 144 arası boyutları tutan yaratıcıyı etkiledi. Spiral enerji Yaratıcı'nın dişi yanının ayrılmasına ve komşu yaratılıma hareket etmesine neden oldu. Ek olarak komşu yaratılımın yaratıcısının erkek yanı da ayrılarak bizim yaratılıma geçti. Bu, Yaratılımımızda, zamanla özgür irade, eksiklik ve sonuçta yıkım deneyimlerine götüren iki erkek yaratıcının görev başına gelmesi ile sonuçlandı.

Yaratılımımızda yaygın olan yıkım, iki Yaratıcı'nın birbiriyle yardımlaşarak çalışmaları yerine birbirleriyle rekabete girmelerinin sonucudur. Bir Yaratıcı gizli işler yürütme olanağı araştırmak ve tüm yaratılımı kontrol etmek için "gizli hükümet" olarak arka planda kaldı. Diğeri ise Dünya'daki hükümetlerin çoğu gibi iş başında ve kontrolde gözüktü ama gerçekte diğer Yaratıcı'nın gizli hükümeti tarafından yönlendirildi. Kozmik Hiyerarşi'nin arzusu okuyucumuzun şu anda Dünya'da deneyimlenen problemlerin bu yaratılımın tümünde ve ötesinde de çeşitli düzeylerde deneyimlendiğini anlamasıdır.

Dört milyon yıl önceye kadar bu yaratılımda beşinci boyutun altında hiçbir şey yoktu. Bizim insan genetik kayıtlarımıza göre, evrim bu noktaya kadar barışçı bir şekilde devam etmişti. Tüm olaylar ilgisi olan tüm türlerin beden genetik yapılarında holografik (Çok Boyutlu) olarak kaydedilir ve insanlık, tüm insansı deneyimlerin ve yaratılımın tümünde olan herşeyin holografik kayıt tutucusudur. Genetik kayıtlarımıza göre başka bir yaratılımdan sevme yeteneğini yitirmiş savaş yanlısı ve bunun sonucu olarakta saldırgan bir grup yolundan sapmış varlık Evrenleri tahrip olduğunda bu yaratılıma geldiler. Bu varlıklar yaratılımlar arasındaki bir boyutlararası yırtık sonucu yaratılımımıza girebildiler.

Bu varlıklar üzerinde insansı form yaşayan barışçı ve sevgi dolu bir gezegeni istila ederek ele geçirdiler ve insan genetik kayıtlarındaki ilk işkence, tecavüz ve kötüye kullanılma deneyimlerini ortaya çıkardılar. Bu acı dolu deneyimlere ek olarak, bu ırk zamanı geldiğinde kendi Yükseliş'lerini gerçekleştirip sonraki boyuta evrimsel sıçramalarını gerçekleştiremeyecek durumdaydı. Gezegen Foton Kuşağı'na girdiğinde sonraki boyuta yükselmesi yerine tüm gezegen ve üzerinde enkarne olan herşey kendiliğinden yanarak varoluşları sona erdi. Bu olay, Büyük Merkezi Güneş'in vibrasyonel olarak aşağı doğru kaymasına neden oldu. Bu tüm 5. boyutsal formların 3. boyuta, tüm 25. boyut formların 12. boyuta düşmesine ve Mahatma'nın Tanrı'dan ayrılmasına sebep oldu. Bu yaratılımımızdaki asıl "Düşüş"'ün nedenidir.

Kanalımız acı, öfke, ve korku duygusal deneyimleriyle ilgili tüm genetik meteryalin kökeninin dört milyon yıl kadar önce insansı formun saldırgan türler tarafından istila edilmesindeki karmik dönemde olduğunu keşfetti. Bu karma temizlendiğinde ilgili acı, öfke ve korku da inisiyelerin hücresel yapısından temizlenir.

Birçokları bu zamanda Dünya ve Yükseliş'i üzerinde neden bu kadar çok ilgi olduğunu merak edebilir. Sebep basit ama son derece önemli. Eğer Dünya Yükselişini yapmaz ve kendiliğinden yanarsa bu tüm yaratılımı daha fazla saptırırdı ve Büyük Merkezi Güneş öyle düşük boyutlara inerdi ki, tüm bu yaratılım kendi içine çökerdi. Diğer galaksilerden hem insan hem de insan olmayan enkarne varlıklar arasındaki vizyonerler (vizyon sahipleri) bu felaketi önceden gördüler ve yardım istediler. Onların yardım çağrısı 500. boyuttan Rize Düzeni diye bilinen bir varlık grubundan karşılık buldu. Rize Düzeni yaratılımın sıkıntıda olan bölümlerine yardım konusunda uzmanlaşmış bir okült üstadlar düzenidir. Bu düzenin sembolü ejderhadır ve bu zamanda bu düzenden birçoğu, Dünya'nın yükselişi için gerekli değişiklikleri yapmak ve tüm bu yaratılımın onarılmasına yardım için Dünya'da enkarne haldedir.

Uzun süre önce yaratılımımızı istila eden saldırgan ve yıkıcı varlıklar şu anda evrenimizde enkarne olan ve "Griler" ve "İlluminati" olarak bilinen diğer 3. boyutsal ırklarla ve "Andromedanlar" olarak bilinen 12. boyutsal ırkla genetik olarak ilişkilidir. Griler, İlluminati ve Andromedan'ların çözülmesi gereken benzer bir genetik problemleri var. Bu ırkların hepsi sevme yeteneğini kaybetti. Form içindeyken sevginin kaybının bir sonucu olarak, yaratılımımızdaki evrim, Sevgi ve şefkat yoluyla güç kazanımından ziyade kontrol ve kötüye kullanım yoluyla güç kazanımı üzerine temellendi. Rize düzeni sonraki evrimsel sıçramalarını (yükselişlerini) yapmadan önce sevgi ve şefkati kucaklamak için genetik yeniden yapılanma için çağrıda bulunan tüm üçüncü, beşinci ve onikinci boyutsal formlar için yeni bir orijinal kalıp (genetik) sağlanması için sorumludur.

"Griler" birçok yazar tarafından iyi bir şekilde belgelendi. Bizim arzumuz inisiyenin kendi Yükselişinde bu konuları hedefleyebilmesi için "Griler" ve insan formu arasındaki karmaya değinmek. Beyaz ırk, 7.500 yıl kadar önce Grilerin, Aztek ve Maya kadınlarıyla eşleşmelerinin bir sonucudur. Zaman yolculuğu yeteneğine sahip "Griler" Dünya'nın yükselişi ile kendi gelecek yıkımlarını gördüler ve insanlığı kontrol etmek için en iyi yolun kendi genetik yapılarını onlarınkiyle karıştırmak olduğunun ayırdına vardılar. Böyle bir karışım genetik yapının içinde yer alan karma veya anlaşmalar yaratır. Grilerin genetik yapısının Aztek ve Maya ırklarıyla karışımının sonucu olan beyaz insan ırkı formu hissetme yeteneğinin bir kısmını kaybetti. Sonuç olarak beyaz ırk, baskıcı, kontrol eden ve gaddar bir yapıya sahip oldu ve diğer ırklar üzerinde hakimiyet kurmak için savaşlara girmeye başladı. Duyguların kaybıyla şefkat de kayboldu, bu da günümüz uygarlığında yaygın olan acı ve kötüye kullanımla sonuçlandı.

Beyaz ırkın hepsi hissetme yeteneğini kaybetmedi. Kanalımız,erkek formda duygusal bedenin Grilerle genetik karışımın bir sonucu olarak birçok parçaya ayrıldığını keşfetti. Bu parçalanma, iyileştirilinceye kadar beyaz erkeğin bir dişi kadar derin bir şekilde hissetmesini imkansız hale getiriyor. Bu parçalanma inisiye 24. inisiyasyonu aştığında tamir edilir ve duygusal beden ışık-bedenle birleştirilir.

Beyaz ırk ve griler arasındaki genetik karma dünya çapında kaçırılma hatıralarının yüzeye çıkışının hızlanmasının kökenindedir. Son 50 yılda, Griler sıklıkla devam eden bir tarzda, Birleşik Devletler (Amerika) nüfusunun %95'ini ve Dünya nüfusunun %40'ını kaçırdı. Kaçırmalar, Grilerin, kendi sevme ve sonuçta da gelişme yetersizliklerine genetik bir çözüm aramalarının bir sonucudur.

Kalp şakrası olmadan bir tür evrimleşemez. Kalp şakrası yoluyla solunum ile alınan "chi" yada enerji Kalori'ye dönüştürülür ki, beden daha yüksek bir vibrasyonu tutmak için tüketebilsin ve sonuçta da sonraki boyuta yükselişini gerçekleştirebilsin.

Açık bir kalp olmadan hiç bir ırk Yükseliş süreci sırasında sonraki boyuta bedenlenmelerini geçirmek için yeterince "chi" üretemez. Aynı zamanda sadece açık bir kalple bir inisiye kendi evrimsel sürecinin bir sonucu olan ilahi birlikteliğin coşkun durumunu deneyimleyebilir.

Evrimin sevgi üzerine temelli olması tasarlanmıştır, işte bu nedenle kalp Yükseliş için gerekli gerçek mekanizmayı içerir.

Kendi kaçırılmalarını gözden geçirdiğinde kanalımız Grilerin kendi bedenini zamanın dışına aldıklarını ve böylece hafızasında hiç zaman aralığı olmadığını keşfetti. Ek olarak olayın zihinsel ve duygusal anıları da silinmekle birlikte kişinin ruh kayıtlarına kaydolmakta ve sık sık ruhun kendisi deneyim sırasında parçalara bölünmektedir. Sıklıkla kaçırılmalara seksüel tip testler eşlik etmektedir. Kanalımız uzun süre önce bir çocuğun cinsel taciz deneyimini takip ederken, 3-6 ay önce Griler tarafından yapılan ve hatırlanmayan bir kaçırılma olayı olduğunu tespit etti. Çocukların hatırlayamadıkları kendi kaçırılma deneyimlerinde oluşan aynı korku ve cinsel taciz duygularını içeren bir deneyimi aynen tekrar yarattıklarını keşfetti. Çoğu kaçırılma anısı 8. spiritüel inisiyasyonun sonlanmasıyla temizlenir ve şifa bulur. Bu bilgiyi sizlerden duygusal krizler sırasında diğer inisiyelere yardımcı olan şifacılar ve bu zamanda bu tür deneyimler üzerinde çalışanlarınız için paylaşıyoruz.

1997 Aralığında, Griler, Dünya'yı hem fiziksel hem eterik gerçeklik planında terkettiler. Ayrılma nedenleri iki taneydi. Birincisi, Griler kendi genetik problemlerini gidermeye başlamak için gerekli bilgiyi elde ettiler. Bu bilgi Yükseliş süreci ve insan formunun Dünya'da devam etmekte olan yeniden yapılanmasının bir sonucu olarak geldi. 1997 Aralığına kadar Dünya Grilerin vibrasyonunu dünya üzerinde tutmaya artık uygun olmayacak derecede vibrasyonunu yükseltmişti ve bu nedenle Dünya'dan ayrıldılar.

"İlluminati" de bizim 3. boyut evrenimizin başka bir yerinde varolan bir ırktır. İlluminati'nin insan formuyla karması 50.000 yıl önceye kadar uzanmaktadır ve Sirius ırkından köken almaktadır. 5. boyutsal humanoid bir ırk olan Sirius'lular her iki ırkta 3. boyut formundayken İlluminati'nin uzun yaşamasını desteklemek için anlaşmalar yaptılar. İlluminati Griler'le benzer bir genetik probleme sahip ve sevme yeteneği yok. Fonksiyon görmeyen bir kalp şakraları olduğu için, solunum yoluyla aldıkları chi yada enerjiyi, bedenlerini 50 yaşın ötesinde tutmak için gerekli, kullanılabilir bir enerji formuna dönüştüremiyorlar. Siriuslular ve İlluminati arasındaki enerji paylaşımı her iki ırkın da 2.000 yıllık bir yaşam süresi sağlamalarına izin verdi.

Sirius'lular 20.000 yıl kadar önce 5. boyuta geçtiklerinde karma Dünya üzerindeki insan ırkına aktarıldı. Biz, 40.000 yıl kadar önce gezegenimize insansı ırkın tohumlarını bıraktıkları için Sirius'lularla ilişkiliyiz ve Sirius'lulara ilişkin her genetik karmayı taşıyoruz. Son 20.000 yıldır insan ırkı hem kendisi hem de İlluminati için Chi'yi muhafaza etti. "İnsanın düşüşü " ve iki iplikçikli DNA'ya genetik mutasyonunu takiben, insan formundan Chi'nin çekilmesinin devamı yaşlanma, hastalık ve ölüm deneyimleriyle birlikte 100 yıldan daha az bir yaşam süresiyle sonuçlandı.

Kanalımız İlluminati'nin insan enerji sahasına fiziksel olarak bağlanmak için elektronik aletlerle çalıştığını keşfetti. Televizyon ve bilgisayarlar gibi şeyler aracılığıyla insan formuna çengel attıklarını gözlemledi. Televizyon birçok insanı hafif trans durumuna sokar ve bu durumdayken İlluminati bedenle birleşerek mümkün olduğunca fazla chi veya enerji çekebilir. İlluminati aynı zamanda yoğun bir şekilde ilaçlar ve alkolle de çalışmaktadır ve bir insan bu maddeleri kullandığında İlluminati ruhu bedenden çekerek yine enerji almak amacıyla bedene girer. Bu nedenden dolayı spiritüel inisiyelerin televizyon gibi şeyleri sınırlamaları kadar ilaç ve alkol kullanımına da sınır getirmelerini tavsiye ediyoruz. İnisiyenin bilgisayar karşısında zaman geçirmesi gerekiyorsa elektrik çıkışını çevreleyen bakır tel İlluminati'nin sisteme girişini zorlaştırır. Son bir not, Balina topluluğunun enerji alanı Dünya üzerinde İlluminati'nin giremediği tek enerji alanıdır. Balinalar sonar kullanır ve bu düşük ses vibrasyonları İlluminati'nin metalik vibrasyonu ile uyumsuzdur, bu da onların yanına yaklaşmalarını imkansız kılar.

İlluminati, doğadan yaşam-kuvvetini emmek için Dünya üzerinde oluşturulmuş 1.000'den fazla girdaptan da sorumludur. Her girdap Dünya'nın eterik bedeninde bir yırtık yaratmıştır. Bu girdaplar kapatıldı ve Dünya'nın eterik bedeni, Ocak-1998'de Lady Gaia, yani Dünya'nın bilinci ve Yaratıcı Logos'umuz İlluminati ile karmalarını salıverdiklerinde iyileştirildi. Her bir inisiye bedenlenmesini tamamen kristalize forma dönüştürdüğünde,beden vibrasyonel olarak İlluminati'nin birleşebilmesi için çok yüksek titreşime sahip olacak. Tüm insanlık Yükseliş'ini yaptığında İlluminati Dünya'dan uzaklaşmak için zorlanacak ve kalp şakralarındaki genetik problem düzelinceye kadar kendi yaşlanma ve ölüm deneyimleriyle yüzyüze gelecekler.

Bizim okuyucumuz için dilediğimiz hiç bir varlık grubunun Tanrı'nın gözleriyle bir diğerinden üstün olmadığını anlamasıdır. 3., 5. ve 12. boyutsal formdaki her ırk genetik problemlerini gidermek, kalp şakralarını açmak ve bu yaratılımda sevgi temelli bir evrime başlamak için gereken her türlü yardım, sevgi ve rehberliği alacaktır.


ruhsal_enerji.jpg


İlluminati, Dünya'yı ve insanlığı bir chi veya enerji kaynağı olarak kullanan tek ırk değildir. 9.500 yıl önce, Pleiades'den Ananuki olarak bilinen bir aile Dünya'ya geldi. Ananuki, Eski Ahit'te Yaratıcı Tanrı'lar olarak bilinir ve aynı zamanda Yunan ve Roma Tanrı'larıyla da ilişkilidir. Ananuki, Büyük Tufan ve Atlantis'in Düşüşü'nü takiben kendi gündemleriyle geldi. Herbiri tahrip edilmiş bir gezegen ve yıldızın sonucu olan 3. boyuttaki birçok kara deliğe bağlı olarak, Güneş sistemleri hayat-kuvveti kaybetmeye başlamıştı ve bu kayıp Güneş sistemlerinde enkarne olanların yaşam süresini azaltmaya başlıyordu. Ananuki, gezegenimizden ve geniş ölçüde insanlıktan hayat-kuvvetini emmeyi sağlayacak bir enerji köprüsü oluşturmak için Dünya'ya geldi. Kanalımız,Pleiades'lilerin Dünya çevresindeki majör girdaplara ve kendi genetik yapısında sırtın alt bölümü ve şakral bölgeye çengel attıklarını buldu. Dünya'nın çevresindeki majör girdaplardaki çengeller Dünya tarafından Ekim-1997'de serbestleştirildi. Her inisiye Ananuki ile olan kendi genetik karmasını salıverdiğinde çengeller de kişisel bazda serbestleştirilebilir.

Ananuki aynı zamanda Dünya'ya ilk nükleer bombanın atılmasından da sorumludur. Gezegensel kayıtlarımıza göre, Ananuki sadece 500 yıllık bir periyod içinde burada bulundu, bu sırada her bir aile üyesi birbiriyle rekabete girdi ve bu rekabet 1944'deki Hiroşima ve Nagazaki'den 100 kat büyük bir nükleer bir patlama ile sonuçlandı. Patlamayı takiben Ananuki, Büyük Beyaz Kardeşlik tarafından Dünya'yı terk etmeye zorlandı. Bu noktaya kadar Atlantis uygarlığı tarafından bir köle ırkı olarak tasarlanmış insanlık, 12 iplikçikli DNA'ya sahipti. Dünya ve birbiriyle uyumlu bir yaşamları ve 500 yıllık nispeten hastalıksız bir yaşam süreleri vardı. Nükleer patlamayı takiben insanlık bugünkü 2 iplikçikli DNA'ya genetik mutasyon geçirdi ve sonuç olarak kundalini ve seksüel enerji sistemi kapandı.

Kundalini ve Seksüel enerji, daha uzun bir yaşam süresi için bedeni yeniler ve uygarlığı uyum içinde tutar. Tantra Yoga'nın birçok uygulayıcısı iki veya daha fazla kişinin seksüel enerjisini birlikte kullanmasının tüm şakraların birbiriyle uyumlu olmasına ve bir ilişkide veya grupta uyumun artmasını sağladığını anlarlar. Seksüel enerji sisteminin kapanmasının yanısıra, ikinci şakra ve bedendeki enerji meridyenlerini dengede tutan birçok minör şakra bir kara delik enerji modelinde çöktü. Bu majör ve minör şakra sistemlerinde yerleşmiş olan kara delikler hastalıkların kökenidir ve insanlık hastalığı ilk kez Ananuki'nin savaşını takiben deneyimledi.

1944 yılında Japonya'ya atılan ilk nükleer bomba da insan ırkı üzerinde global bir etkiye yol açtı. Okuyucumuzun, insanlığın Dünya tarihinde ve insansı formun tarihinde deneyimlenen tüm acıları bir bütün olarak paylaştığını anlamasını istiyoruz. Her bireyin genetik kayıtlarında Atlantis'in Düşüşü, Roma'nın çöküşü, 1. ve 2. Dünya savaşı, Hiroşima ve Soykırım deneyimlerini bulacaksınız.

Anlamanızı diliyoruz ki, insan ırkı deri rengine bakmaksızın tek bir ırktır. Tüm insanlık, insanlığın kendine verdiği veya başka galaksilerden ırkların insan deneyimi üzerinde oluşturdukları acıyı paylaşır.

Japonya'ya atılan iki nükleer bomba Dünya'daki her insanın kalp şakrasının az yada çok farklı düzeylerde içeri doğru patlamasına neden oldu. Bu kara delik gibi içeri açılan kalp şakrası tüm insanlığı acı içinde bıraktı. İnsanlık bedenleriyle bağlantısını yitirerek acıyı dengeledi ve boyun seviyesinden yukarıda yaşamasını öğrendi. Sık sık ilk okumalarda kanalımız bireyin enerjisel olarak tüm aurik sahasının boyun üzerinde kalmasıyla bir dondurma külahı gibi göründüğünü not etti. Bu bağlantısızlık insanın hissetmesini imkansız hale getirdi ve uygarlığın gittikçe artan düzeylerde şiddet içeren, pornografik ve fiziksel olarak hasta bir hale gelmesine neden oldu. Kalp şakrası bağışıklık sisteminin kökenidir. İçeri açılan kalp şakrası AIDS ve diğer bağışıklık sistemi hastalıklarına yol açmaktadır. Yine böyle bir kalp şakrası depresyon ve son 50 yılda gittikçe yaygın bir hale gelen intihar duygularının da sebebidir. Kanalımız depresyon şikayeti olanların, kalp şakralarının düzenlenmesi ve uygun enerji akışının sağlanması ile neredeyse ani bir iyileşme gösterdiklerini buldu.

İçeri açılan kalp şakrasına ek olarak bu iki bomba ve hükümetlerimizin göz yummaya devam ettiği nükleer testler insanlığın bitki, hayvan ve mineral topluluklarıyla birlikte eterik bedenlerindeki majör ve minör şakra sistemlerini daha çok içeriye açtı. Bu hem insan deneyiminde hem de doğada hastalıkların artmasına yol açıyor. İnisiye 12. spiritüel inisiyasyonunu geçtiğinde majör ve minör şakralardaki tüm kara delikler temizlenir, kundalini ve seksüel enerji sistemi tekrar kurulur ve aurik saha tüm bedenlenmenin çevresinde yer alır. İnisiye 108. inisiyasyonunu aşarken, İnsanlık ve Pleiades arasındaki genetik karma kaldırılır. İnisiye 1024. inisiyasyonunu aştığında, savaş ve nükleer güç için hücresel inanç aşılır bu da inisiyenin sonraki nükleer testler, nükleer kazalar ve nükleer güç reaktörlerine tümüyle bağışık hale gelmesini sağlar. 109 ve 1024 arası inisiyasyonlar daha sonra bu mesaj içinde aktarılacaktır.

Hayat kuvvetimizi almaktan sorumlu Ananuki ve İlluminati'ye ek olarak, insanlığa enerji almak amacıyla çengel atmış beş gezegen daha vardır. Bu gezegenler üçüncü boyutsaldır ve bu gezegenlerin Yaratıcı Logosları bundan sorumludur. Bunun karması uzun süre önce bu diğer beş Logos'tan Dünya'daki hayatı devam ettirmek için bilgi çalan kendi gezegensel Logos'umuz, Sanat Kumara'ya kadar uzanmaktadır. Dünya'da şu andaki bilgi savaşında olduğu gibi, bu yaratılımın ikinci Yaratıcı Logos'u tarafından kurulan gizli hükümetler iş başına geçtiğinden beri evrenimizdeki bilgi de sınırlı hale geldi. Bilgi sınırlı hale geldiğinde yaşam da öyle oldu.

Sonuçta kendi gezegenlerinin ölümüne neden olan bu bilgi kaybını telafi etmek için bu beş Logos kendilerinden parçaları Dünya'da enkarne olmaları ve insanlıktan enerji almaları için Dünya'ya yolladılar. Bu zamana kadar, kanalımız, aurik sahaları, kendileriyle temasa geçen herkese çengel atıp enerjilerini alarak bu beş gezegenden birine gönderen bir dizi kanal içeren yüzlerce birey keşfetti. Bu beş planetten Dünya'da enkarne olanların sayısı oldukça fazla ve bir inisiyenin bu gezegenlerle ilişkili birisiyle karşılaşmamış olması olasılığı %10'dan daha az. Bu beş Logos'la ilgili genetik karma 380. inisiyasyonla hedeflenip salıverilir.

Sülük modeli Dünya'daki tüm dengesizliklerin altında yatar. Yukarıda bahsedilen her ırk ve Logos karşılığında herhangi birşey vermeden birşeyler alıyor. Bu almadan verme ve vermeden alma deneyimleri de sonuçta aç gözlülük ve istifçilik, karşılığında da fakirlik ve evsizlik küresel deneyimlerine yol açıyor. Koşulsuz Sevgi'yi kucaklamak için koşulsuz verme ve koşulsuz alma bedenlenmelidir. Koşulsuz vermede daima karşılığında alınan birşeyle enerji değişimi vardır. Koşulsuz almada da yine karşılığında verilen bir şeyle enerji alışverişi vardır. Bu devamlı enerji alışverişi inisiyenin yaşamında günden güne istifçilik ve fakirlik deneyimini sona erdirir. İnsanlık sonraki boyuta yükselirken bu tür deneyimler kollektif olarak aşılacaktır.

Şimdi arzumuz 109'dan 1024'e kadar olan inisiyasyonlar hakkında detaya inmek. Bu inisiyasyon serisi hem bireysel bilinçdışı hem de tüm genetik Soy'un tümüyle birleştirilmesini kapsar. Ek olarak insan deneyimine ilişkin tüm bilinçdışı karma hedeflenip salıverilmelidir.

Bilinçdışı realite planı 11.000 yıl önce Melchizedek Düzeni tarafından insanlıktan ayrıldı. Düzen, üçüncü ve beşinci boyutsal form ırklar arasında yaygın olan savaşlar sonucu artan yıkımı durdurmak arzusuyla evrimin durdurulmasına karar verdi. Evrim ve yıkım tamamen aynı hızda meydana gelir ve Düzen, Dünya'daki evrimin durdurulması durumunda tüm evrendeki evrim ve yıkımın duracağını anladı. Bilinçdışını ayırmak için Düzen, Güneş sistemimizde Niburi olarak bilinen bir gezegenin yörüngesini değiştirdi. Orijinal olarak Pluto'un hemen dışında olan Niburi'nin yörüngesi Güneş çevresinde yaklaşık 3600 yıl döngülü bir yörüngeye çekildi. Niburi, astrolojik terimlerle Bilinçdışı'yı yönetir ve bilinçdışı realite planının kayıtları Niburi'nin Akaşik kayıtlarında muhafaza edilir. Niburi Güneş sisteminden yeterince uzaklaştırıldığında Bilinçdışı insanlık üzerindeki etkisini yitirdi.

Bilinçdışı, fiziksel olarak oluşan deneyimin tamamen kutupsal karşıtının eş zamanlı olarak kaydedildiği bir paralel gerçeklik planıdır.

Örneğin, birisi fiziksel planda son derece ağırsa, bilinçdışı tezahüründe son derece hafif olacaktır. Eğer son derece dışa açık ve sosyalse bilinçdışı planda içine kapanık kendi dünyasında yaşayan biri olacaktır. Bilinçdışı birleştirildiğinde bu iki kutup yoluyla inisiye tümüyle orta yolu bulur, bu da sınırlılığın ötesinde hareket etmesi anlamına gelir. Yukarıdaki örnekte inisiye bazı zamanlarda sosyal bazı durumlarda kendi iç dünyasında olur ve fazlaca şişman yada zayıf olmak yerine bedeni ağırlık olarak orta noktaya gelecektir.

Kişisel ve bedensel özellik kutupsallıklarına ek olarak, bilinçdışı fiziksel plandaki deneyimin tam kutupsal zıtlı deneyiminden oluşan karmayı da kaydeder. Mesala, bir insan birisini tuzağa düşürüp öldürürse bilinçdışı planda kendisinin tuzağa düşürülüp öldürüldüğünü deneyimler. Atlantis'in düşüşünden önce her ruh ölüm deneyimi sırasında hem bilinçli hem de bilinçdışı deneyimlerini gözden geçiriyordu. Bunu yaparken oluşmuş her karma otomatik olarak geçerliliğini yitiriyordu ve ruh evrimine devam etmek ve başka bir güneş sistemine gitmek için serbest kalıyordu. Bilinçdışı dünyadan ayrıldıktan sonra, ölüm deneyiminde, ruh sadece bir realite planını gözden geçirebilecek duruma geldi. Bu ruhların çoğunu son 10.000 yıldır Dünya planına hapseden karmik borçluluğa yol açtı. Böylece Dünya'daki evrim tüm evrenle birlikte durdu.

Birçok kanal karmanın affetme yoluyla salıverileceği konusunda yazdı. Aralık-1997'de Astral plan Niburi'ye taşındı. Astral planda, son 10.000 yıldır Dünya'daki insan deneyiminden geçen (ölen) tüm eski nesil varolmasını ve gelişimini sürdürmüştü. Onların her biri, sonunda, kendi fiziksel deneyimlerini gözden geçirme ve böylece karmik borçlarını salıverme fırsatını buldular. Bu Dünya planında hapsolmuş her ruhun sonunda gelişimine devam etmek için diğer güneş sistemlerine gitmesine olanak verdi. Süreçte Dünya'daki insan deneyimince taşınan tüm genetik karma da salıverildi.

Dünya üzerindeki tüm karma salıverilse de her inisiye 1024 DNA iplikçiğini bedenlerken kendi bireysel yaşam deneyiminde karmanın etkisini tümüyle aşmak için bu karmayı hücresel düzeyde salıvermelidir. Her inisiyenin karmik model deneyimi inisiyeye, kişisel hayat öyküsüne ve ruhsal tarihçesine göre benzersiz olacaktır. Kanalımızın yeni DNA'yı bedenlerken deneyimlediği karmik anlaşmalar okuyucumuzdaki paralel deneyimleri harekete geçirmek için paylaşılmıştır. Böylece taşıdıkları herhangi bir ilgili karma da salıverilebilir.

Yeni inisiyasyon serisi tümüyle açıklanmadan okuyucumuza 144 ve 360. boyutlar arasını yöneten varlıkları tanıtmak istiyoruz. Bizim yaratılımımız 1-144 arası boyutları içeren 144 yaratılımdan biri. Biz tam olarak 143 numaralı yaratılımız. Bizim yaratılımımız Lord ve Lady Athena olarak bilinen bir Yaratıcı Logos tarafından bedenlenmiştir. Lütfen Yaratıcı Logos'un dişi yanı olan Lady Athena'nın erkek karşılığı ile birlikte 144 boyutu kucaklamak için geri dönüşü olarak 1 Ocak-1998'i not edin. Lady Athena, şimdi, 6 milyon yıldır bu yaratılımın tabir yerindeyse kuyusunu kazan gizli hükümetler ve düzenlerin ortadan kaldırılması ile meşgul oluyor.

Lord ve Lady Athena'nın ötesinde Omnipresent One (Her yerde olan Bir) olarak bilinen bir Yaratıcı vardır. Omnipresent One 144 yaratılımın tümünü kucaklar ve 145-244. boyutlar arasında yer alır. Omnipresent One'ın ötesinde O'nu ve 144 yaratılımın tümünü kucaklayan bir yaratıcı vardır. Bu yaratıcı Omnipresent All (Her yerde olan Tüm) olarak bilinir ve 244.-300. boyutlar arasında yer alır. Omnipresent All'un ötesinde 300-330 boyutlar arasında yer alan ve Oval All (Oval Tüm) olarak bilinen başka bir yaratıcı vardır. Oval All'un ötesinde ise Oval One (Oval Bir) olarak bilinen ve tüm 360 boyutu kucaklayan bu yaratılımın Tanrı Katı bulunur.

360 boyutun ötesinde hayat var mı? Evet! Hepsi de hayatla dolu 360 boyutu kucaklayan 144 tane Oval One yada Tanrı katı vardır. Ve Oval One'ın ötesinde tüm Oval One'ları kucaklayan ve One (Bir) olarak bilinen bir bilinç vardır. Kanalımız son zamanlarda 4.000. boyutla baılantı kurdu. O'nun bu boyuttaki bilince ilk sorusu "Bunun ötesinde birşey var mı?" oldu ve yanıt "Şüphesiz" idi. Bunu okuyucumuzun bilinç ve yaşam denilen ifadedeki sonsuz olasılıkların boyutunu kavramaya başlayabilmesi için paylaşıyoruz.

1024 DNA iplikçiğinin tümü bedenlenirken ve form kristalize hale dönüştükçe bedenlenme daha önce erişilemez durumda olan gittikçe daha büyük ruh bölümlerini kucaklar. Bedenlenen ruhun her parçası inisiyenin Dünya'daki ruh amacını gerçekleştirmeye yardımcı olacak bilgi ve ödüllerle gelir. Ek olarak Işık-beden boyut olarak büyüdükçe her büyüme yüksek boyut kütüphanelerindeki bilgi kayıtlarına erişmek için bir anahtar gibi işlev görür. Örneğin kanalımız 960. inisiyasyonunun bitmesini takiben 4.000. boyut kütüphanelerine erişti. Işık-bedeni toplam 960 yüze sahip olmuştu ve bu bir anahtar gibi bu kütüphanelere girişine izin vererek onun öğretme ve yazım çabalarında yardımcı olacak daha fazla bilgi edinmesini sağladı.

Aşağıda 1024 DNA iplikçiğini bedenleme basamaklarının kısa bir özeti yer alıyor. Bu sonraki seri inisiyasyonlara başlamak için 1-108 arası inisiyasyonlar geçilmiş olmalıdır. Bunlarla ilgili bilgi daha önceki mesajlarımızda yer almaktadır.

109-250. inisiyasyonlar: Bu Yaratılımın Arketiplerini (modellerini) aşma.

Bu Yaratılım'ın arketipleri 1-144 arası boyutları ve Lord ve Lady Athena olarak bilinen bu Yaratılım'ın Yaratıcı Logos'unu yöneten arketiplerdir. Bu inisiyasyonları tamamlamak için aşılması gereken arketipler ayrılma ve birleşme, yaratılım ve yıkım, erkeğin üstünlüğü ve dişinin değersizliği ve karma ve borçluluk modellerini kapsar. Bu arketipler aşılırken Koşulsuz Yönetim üzerine kurulu yeni bir işletim sistemi bedenlenir. Bu inisiyasyon bölümü sırasında, toplam 250 DNA iplikçiği bedenlenmiş olur ve bedenin geri kalanı kemikler, kaslar ve majör organlar kapsayacak şekilde, sinir sistemi dışında kristalize forma dönüştürülür. Süreç esnasında inisiye 26. ışında titreşen bir ruh bölümünü kucaklar.

26. Işın: Tüm Yaratılımların Koşulsuz Kabullenilişi.

Bu ışın Omnipresent All'un ışınıdır ve parlak soluk-mavi ve beyaz renktedir. Bu inisiyasyon bölümünü tamamlamada bilinç dışı realite planının bir kısmı hayat çiçeği şakra ve aurik modeliyle bütünleştirilir bu da aurik sahanın yoğunlaşmasına ve Dünya'nın boyutlarının ötesinde büyümesine neden olur. 26. ışında titreşen ruh bölümü tümüyle bedenlenirken ışık-beden 125 üst ve 125 alt kısımda olmak üzere toplam 250 yüze genişler.

250-360. İnisiyasyonlar: Omnipresent One'ın Arketiplerini Aşma.
Omnipresent One'ın arketipleri 143.-244. boyutlar arasındaki tüm yaratılımları yöneten arketiplerdir. Bunlar aşılırken insan ana kalıbı Omnipresent One düzeyindeki bir ilahi plan ile uyumlu hale getirilir. Aşılması gereken arketipler ayrılık ve birlik, yaratım ve yıkım ve karma ve borçluluk modellerini kapsar. Bu inisiyasyon bölümünü tamamlamada inisiyenin 27. ışında titreşen ruh bölümü bedenlenir ve inisiye Koşulsuz Vizyon üzerine kurulu yeni bir işletim sistemi alır.

27. Işın: Tüm Yaratılımlar için Koşulsuz Vizyon.
Bu ışın Oval All'un ışınıdır ve parlak soluk-sarı beyaz renktedir. 360. inisiyasyon tamamlanırken sinir sisteminin geri kalan 1/3'ü kristalize forma dönüşür ve toplam bedenlenen DNA iplikçiği sayısı 360 olur. Bilinçdışı gerçeklik planının bir kısmı yine hayat çiçeği şakra ve aurik modeliyle bütünleştirilir, aurik sahanın yoğunluğu daha da artar ve büyüklüğü ayın yörüngesine kadar ulaşır. 27. ışın ruh segmenti tümüyle bedenlenirken ışık-beden 180 üstte ve 180 altta olmak üzere toplam 360 yüze genişler.

360-520. İnisiyasyonlar: Omnipresent All'un Arketiplerini Aşma.
Omnipresent All'un arketipleri Omnipresent One'ı yöneten arketiplerdir. Aşılması gereken arketipler ayrılma ve birliktelik, yaratılım ve yıkım, karma ve borçluluk arketipleridir. Bu aşılırken insan ana kalıbı 300. boyuttaki Omnipresent All'un İlahi planı ile uyumlu hale getirilir. Bu inisiyasyon segmentini tamamlamada inisiyenin 28. ışında titreşen bir ruh bölümü bedenlenir ve inisiye Koşulsuz Uyum üzerine temelli bir işletim sistemi alır.

28. Işın: Tüm Yaratılımlar için Koşulsuz Uyum.
Bu ışın Oval All'un ışınıdır ve parlak soluk-yeşil beyaz renktedir. Bu inisiyasyonlar tamamlandığında beyin sapının geri kalan bölümü kristalize forma dönüşür ve inisiye toplam 520 DNA iplikçiği bedenlemiş olur. İnisiyenin ışık-bedeni 260 üstte, 260 altta olmak üzere 520 yüz içerdiği gibi bu inisiyasyonlar ve daha sonrakileri tamamlayan inisiyelerin ışık bedenleriyle küresel düzeyde birleşme yeteneğine sahiptir. Bu inisiyelerin vibrasyon düzeylerini korumalarına ve Dünya'nın kendi vibrasyonunu tutmasına yardımcı olur. Üst düzey inisiyelerin birleşmiş ışık-bedenleri Ay'ın yörüngesinin 10.000 mil dışına uzanan bir ağ köprüsü oluşturur ve 26-36 arası ışınları Dünya'ya topraklar. Bilinçdışının inisiyasyonlar tamamlanırken bir parçası daha inisiyenin aurik sahasında bütünleştirilir ve tüm ilgili karma salıverilir.

520-960. İnisiyasyonlar: Oval One'ın Arketiplerini Aşma.
Oval All'un arketipleri Omnipresent All'u yöneten arketiplerdir. Bunlar ayrılık ve birlik, yaratma ve yıkım ve karma borçluluğu kapsar. Bunlar aşılırken, insan ana kalıbı Oval All'un 330. boyuttaki ilahi planı ile uyumlu hale getirilir. Bu inisiyasyon segmentini tamamlama süresinde inisiyenin 29. ışında titreşen bir ruh bölümü bedenlenir.

29. Işın: Tüm Yaratılımlar için Koşulsuz Gerçek.
Bu ışın Oval One'un ışınıdır ve parlak opalesan beyaz renktedir. Bu inisiyasyon segmentini bitirmede inisiye kendi özgür iradesinden tümüyle feragat eder (ayrılır) ve One'ın 500. boyutunda bir konseyle beraber birlikte-yaratılımı kucaklar. Beyin merkezinin kalan bölümü kristalize forma dönüşür ve inisiye 4. boyutsal formla birlikte var olan bir 5. boyutsal bedenin tümüyle oluşması ile sonuçlanan toplam 960 DNA iplikçiğini bedenlemiş olur. Bilinçdışının bir bölümü daha aurik sahada birleştirilir ve ilgili karma salıverilir. 29. ışın tümüyle bedenlenirken ışık-beden 480 üstte, 480 altta olmak üzere toplam 960 yüze genişler.

960-1024 İnisiyasyonlar: Özgürlüğe ulaşma.
Bu inisiyasyon bölümü fiziksel ve duygusal bedeni hücesel yapıda depolanmış geri kalan acı öfke ve korkudan tümüyle serbestleştirmeyle ilgilidir. Süreçte beynin iki lobu kristalize forma dönüştürülür. Ek olarak bedendeki iki orijinal DNA iplikçiği tüm korku bazlı inanç sistemlerinden arındırılır. Bu tamamlanması birçok ay alabilen bir RNA/DNA yeniden kodlaması gerektirir ve kanalımız hala bu inisiyasyon segmentini bedenleme sürecindedir. İki orijinal DNA ipliçiği içinde rekabet,eksiklik hissi, kötüye kullanma,utanç,öfke ve korku gibi genetik inanç sistemleri kaydedilmiştir. RNA/DNA yeniden kodlanırken bunlar yerlerini koşulsuz sevgi üzerine temelli modellere bırakır. Tüm RNA/DNA yeniden kodlandığında teleportasyon (ışınlanma),ani tezahür ettirme (oluşturma) ve boyutlararası yolculuk gibi ödüller yani "Yüksek Sihir" mümkün olabilir.

Birkaç Son Not

Eski Mısır'dan Yeni İnisiyasyonlar mesajımızda inisiyasyon süreci boyunca bedeni detoksifiye etmek için çamur ve mineral banyolarından söz etmiştik. Bu detosifikasyon kristalize dönüşüm sürecini takiben artık ihtiyaç duyulmayan eksra bir molekülün sonucudur. Bu molekül bir potasyum klorit yani tuz formudur ve dönüşüm sürecinde potasyum/tuz dengelerini bozarak su tutulumuna neden olabilir. Böbreklerin fazla suyu atmasını sağlayan bitkisel ilaçlar bunun çözümlenmesine yardımcı olabilir ancak, potasyun klorit kaslar ve kemikler dahil olmak üzere tüm vücut yapılarında birikir. Kanalımız bunu salıvermenin en kolay yolunun 2-3 haftada bir yapılan çamur banyoları olduğunu buldu. Deri,en büyük organ olarak büyük miktarlarda toksin veya vücut tarafından gereksinilmeyen madde salıverilmesini sağlama kapasitesine sahiptir. Kristalize dönüşüm tamamlandığnda kanalımız 2-3 haftalık bir periyotda depoladığı fazla sıvıyı attı. Eğer çamur banyosu yapılamıyorsa aşağıdaki formül kanalımızın ilişkide olduğu diğer inisiyeler için işe yaramıştır.

1. Gün: 2 galon süt katılmış sıcak suda 45 dakika banyo
2. Gün: 2 büyük kutu domates suyu katılmış sıcak suda 45 dakika banyo
3. Gün: 1 büyük kutu Epsom tuzu katılmış sıcak suda 45 dakika banyo
4. Gün: 1. günün tekrarı
5. Gün: 2. günün tekrarı
6-25. günler: 3. günün tekrarı
26. Gün: 1. günden tekrar başlanır.

RNA/DNA tekrar kodlaması da bir molekülü kullanılmaz halde bırakır. Bu molekül sadece barsak kanalından atılabilen bir proteindir. Bu süreç başlarken düzenli ve uygun barsak fonksiyonuna sahip olmak önemlidir. Ek olarak balıktan gelen ve RNA/DNA tekrar kodlamasında gerekli bir proteinin artan ihtiyacı söz konusudur. Bu protein bitki veya diğer hayvanlarda yoktur bu da uzun yıllardan beri vejeteryan olanların bile dönüşüm süreci tamamlanana kadar iki günde bir az miktarda da olsa balık yemelerini gerekli hale getirmektedir.

Birçok inisiye 1998 yılı içinde ve daha fazlası da gelecek yıllarda tümüyle özgürlük durumuna ulaşacaktır. Bu inisiyasyonları tamamlamakta olanların kendilerini adayışı büyük boyutlardadır. Kanalımız yeni DNA'yı bedenlemek için herşeyden vazgeçmeye niyetlidir. Herşeyden vazgeçmekle kastettiğimiz herhangi bir kişiye,yere veya nesneye olan tüm duygusal bağlılığınn terkedilmesidir. Şu andaki uygarlıkta bu sağduyu ile çelişir. Ama aslında kanalımız acı, öfke ve korku dışında herhangi birşeyi kaybetmemektedir.

Önceki mesajımızda okuyucumuza Dünya'nın 4. ve 5. boyutsal hiyerarşilerini tanıtmıştık. Yeni 5. boyut Hiyerarşimiz Dünya'daki durumu değerlendirme fırsatı buldu ve süreç için bir güncelleme yaptı. Şimdiki insan nüfusunun %1'i tümüyle özgürlük durumuna ulaşarak tamamen gelişmiş bir 5. boyutsal forma sahip olduğunda Dünya yükselişini yapacak. Bu Foton kuşağına girişle birlikte Dünya'nın Kundalini'sinin harekete geçmesi ve şimdiki 4. boyutsal formun yanması şeklinde olacak. Dünya'nın Kundalini'si harekete geçip tutuştuğunda her insanın Kundalini'si de tutuşacak ve hepimiz birlikte 5. boyuta doğru harekete geçeceğiz. Uygarlık bu noktadan itibaren yeniden yapılandırılacak. Şimdiki Hiyerarşi'mize göre Foton kuşağına tahmini giriş tarihi 2003 yılı. ( Çevirenin notu: Son mesajlara göre tahmin edilen tarih 2005 yılı)

Bu bizi son noktaya getiriyor. Dünya'daki herşey kelimenin tam anlamıyla alevler arasında kalacak. Şimdiki uygarlığımızda dönüp dolaşan söylentilere sosyal çalkantıya dikkati yöneltmek ve herhangi bir ülkede veya popülasyon segmentinde veya insanlığın kollektif bilincinde değişikliği zorlama ihtiyacı faydasız. Tüm gereken her birimizin tüm genetik yapıyı bedenleyerek bize düşeni yapmamız. Dünya'daki Altın Çağ böyle ortaya çıkacak.


Biz Kozmik Hiyerarşi, bu yolculukta olan herbirinize teşekkür ediyoruz. Bunun her zaman kolay olmadığını biliyoruz. Lütfen ihtiyacınız olduğunda bizi çağırın ve sizi yolun her bir adımında desteklediğimizi bilin. Herşey birdir. Siz geliştikçe biz de evrimleşiyoruz.

Ara
Cevapla
#2
"Biz Kozmik Hiyerarşi, bu yolculukta olan herbirinize teşekkür ediyoruz. Bunun her zaman kolay olmadığını biliyoruz. Lütfen ihtiyacınız olduğunda bizi çağırın ve sizi yolun her bir adımında desteklediğimizi bilin. Herşey birdir. Siz geliştikçe biz de evrimleşiyoruz.

Konu Buradan Kopyalanmıştır: https://www.spiritueller.com/konu-besinc...z4iSsYn3iw
Daha Fazlası İçin! https://www.spiritueller.com Adresini Ziyaret Ediniz!
Ara
Cevapla
#3
500.boyuttan Rize Düzeni, Kozmik Hiyerarşi..
Sıkılmadan sonuna kadar okudum.
Bu yazılanlar, yazarın hayal gücüyse tebrik ederim. Kurgu senaryo çok hoşuma gitti.
Değilse, nasıl olabilir? yazarla iletişime geçen kozmik hiyerarşi yada Rize düzeni, bunları yayınlamasını mı istiyor? yani yazar beşinci boyuta geçmiyor ama boyutumuzda başka boyutların sözcülüğünü yapıyor.
İlgi çekici bir konu okunmasını öneririm.
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi