Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Dönüşüm Yolculuğunda Dengelenmek ve Titreşimlerimizi Yükseltmek


Dönüşüm Yolculuğunda Dengelenmek ve Titreşimlerimizi Yükseltmek konusu, NOTLAR forumunda tartışılıyor.
#1
Ruh dengeyi arzular ve yaşam planlarımıza dahil olan her olay, potansiyel dengeye kavuşmamız için birer aracıdır. Yaşamımız hakkında “Neden” diye soru sorduğunuz zaman, farkındalıkla dolu bir dönüşüm yolculuğuna ilk adımı atmış oluruz. Zahiri kimliğimizden Öz’e doğru ilerlerken titreşimlerimizi olabilecek en yüksek seviyede tutabilmek, önümüzdeki yolu daha aydınlık kılabilecek bir eylemdir. Özellikle bu rehberlik, kişinin reiki ve farklı şifa sistemleriyle tanışması ile bir üst katmana çıkabilir.

Dönüşüm, reiki ve farklı şifa sistemleriyle tanıştığımız zaman bizi kendisine çeker. Belki farkında olduğumuz ama alışkanlıklarımızdan, rahatlıklarımızdan dolayı göz ardı ettiğimiz tüm kalıplarımızdan sıyrılmamız, şifa rehberliğinde daha aydınlık bir yolda gerçekleşebilir. Artık bir şeylerle sürekli sürtüşmek ve çatışmak yerine, olayların arka planlarını anlamak ve akışta olabilmek mümkün olur. Özellikle Reiki ve farklı şifa sistemleriyle çalışmaya başladığımız zaman çok güzel bir eylem gerçekleşir, tüm katmanlarda hücresel titreşimlerimiz evrenle uyumlanmaya başlar.

Burada önemli iki nokta var: İstemek ve izin vermek. Bu, yolculuğun kendisini içeriden deneyimlebilmeye olanak sağlar. Titreşimlerimizi yükseltmek için, bu isteği de bir titreşim olarak yayabilmeliyiz.

Titreşimlerimizi yükseltmemiz ne mânâya geliyor peki? Karşımıza çıkan her olayda, o olaya gelene kadar süreci fark edebilmek ve potansiyeli algılayabilmek için kusursuz bir rehberlik, yüksek titreştikçe kolaylaşır. Çevremiz için, daha net gösteren aynalara; bulunduğumuz her ortamda, iki ayaklı meşalelere dönüşürüz. Başka insanları aydınlatmaktan ziyade, kendi ışığımızı yükselterek onların kendi farkındalık yolculuklarına vesile olmak, bu yolun etkileşimli tarafıdır. Bu sürecin farklı fiziksel boyutu da vardır. Vücudumuz protein ağırlıklı gıdalar isteyebilir. Ruhsal olarak titreşirken, bedenimiz de kendisini dönüştürmeye başlar. Bu süreçte enerjimizi yükseltebilecek sağlıklı gıdalar, bizim açımızdan faydalıdır. Yine bedenimiz bizi uyku ihtiyacında şaşırtabilir. 


enerji-titresim-seviyesini-yukseltmek.jpg


Saatlerce uyumak isteyen, pazartesileri işe gitmek için kalkmaktan nefret eden bedenimiz uyku sürecini çok daha verimli geçirerek, bizi her sabah, rahmetli Savaş Ay’ın dediği gibi, zıpkın gibi insanlara dönüştürebilir – hâlâ ne kadar pazartesi sabahları işe gitmek istemiyor olsak da. Bu süreçteki bir farklılık da, önem yüklediğimiz ve sakladığımız bazı eşyalardan, o eski enerjiyi alamamaya başlamamız ve açıkçası artık o eşyalara ihtiyacımız olmadığını görebilmektir. Durduk yere, bir gün lazım olur ya da işte şu şu gittiğimiz yerle ilgili diye sakladığımız bir eşyayı, yabancı bir nesne gibi görmek mi? Şayet bu tür olayları bugünlerde yaşıyorsanız ve anlam veremiyorsanız, bunların bu dönüşüm sürecinin doğal parçası olduğunu söyleyebilirim.

Tüm katmanlarda yüksek titreşimlerle kuşanmaya başladığımız zaman, dengeyi oluşturabilmemiz bir ihtiyaçtır. 3 gün kendimizi süpermen gibi hissedip, 4. Günümüzde kripton soslu tavuğun bağışıklık sistemimimizi bozduğu bir yaşam elbette istemeyiz. (Bilmeyen dostlar için, Kripton Süpermen’i normal adama döndürüp canını alabilecek tek maden) Özellikle dönüşüm yolculukları, eskiyi bırakıyoruz diye zordur düşüncelerini kendi kendimize söylediğimiz zamanlardır. Yani hem süper olmak isteyip hem de kendimizi yerlere serecek silahla, düşüncemiz ve sözümüzle kendi titreşimlerimizi aşağılara geri çekmeye çalışabiliriz. İnsanız yani. Aşağıda hazır titreşimlerimizi yükseltmeye başlamışken, bunu dengede nasıl koruyabiliriz, bu dönüşüm yolculuğunda kendimizi en parlak nasıl aydınlatabiliriz sorularına cevaben ufak bir liste sunacağım.

Şifa seansları: Uygulayıcı iseniz kendinizle bol bol çalışma yapın. Henüz böyle bir yetiniz yoksa, bu alanda çalışma yapan dostlara başvurabilirsiniz.
Bu yolda sizi aşağı çekebilecek ve işinize yaramayacağına inandığınız şeylere hayır demesini bilin.
Kendinizi bir ölçüp tartın. Yaşamınıza yük getirdiğinize inandığınız her türlü duygu, düşünce kalıplarını bırakmaya izin verin. Kısa süreliğine hüzün ve acı hissetmek, bir ömür boyu hissetmekten daha mâkul görünüyor.

Sağlıklı beslenin – gülmeyin. Kimseyi zorla vejeteryan yapmayacağım, korkmayın. Bu listeyi hazırlayan dostunuz da kebaba bayılıyor. Tabi yediğimiz bitkisel ve hayvansal gıdalarda bir dengeleme yapabilmek gerçekten önemli. Çiğ bitkiler, vücudumuz için daha sağlıklı. Kırmızı ete göre de balık ve tavuk tüketmek, çok daha zengin bir mineral topluluğunu vücudumuza kazandırmamıza yardımcı olur. Dediğim gibi, önemli olan beslenmede dengeyi oluşturabilmek.
Sizi rahatlatacak müzikler dinleyin. Serdar Ortaç’ın giderli şarkıları sizi rahatlatıyorsa, dinlemeye devam edebilirsiniz. (Müzikal olarak doyurucu şarkılar için öneri isterseniz, e-posta atabilirsiniz. Kendi müzik zevkimi paylaşmaktan memnuniyet duyarım.)
Dans edin. Tabi otobüs beklerken durakta bir anda dans etmeye başlamanız, kısa bir süre zarfında kendinizi bir doktorun kontrolünde bulmanıza sebebiyet verebilir. O yüzden kendinizle baş başayken veya arkadaşlarınızlayken, “Biz biliyoruz da mı oynuyoruz” gibi atasal söylevlere takılmadan, doğaçlayın. Bedeninizi dansla rahatlatmanız gibisi yok.

Egzersiz yapın. Yoksa gelecek ay o pantolonun içine giremeyeceksiniz. Şaka bir yana, modern toplumumuzda masa başı çalışanımız çok. Yukarıdaki maddeye uyup sürekli dans ediyorsanız sıkıntı yok ama spor yapmak iyidir. Sevgili Atatürk’ün “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” sözünü boşa söylediğini düşünmediniz herhalde.
Gülün. Günümüz Türkiye’sinde biraz zor gibi gözükse de hâlâ gerçek olabilecek bir şey. Bu da ışıldayıp parlamamıza, parladıkça neşe saçmamızla bağlantılı.
Güneş girmeyen eve doktor girer ya da biz aile hekimlerimize gideriz. Yazları ortaya çıkan ikoncanlar kadar olmasa da vücudumuzun güneş ışığına ihtiyacı var.

İbadet edin, meditasyon yapın.
Duygularınızı ve düşüncelerinizi dışavurun. Bunu belki direkt ifade ederek, belki de günlük tutarak yapabilirsiniz. Önemli olan bunu açığa çıkarmak ve içimize atmamak. Tabi kızgınlık anlarında, direkt ifadeye dökülmesi duygu ve düşüncelerimizin sıkıntı çıkarabilir, o yüzden bir kâğıda bunları aktarıp, birkaç gün sonraki haleti ruhiyemiz neticesinde bunu ilgili kişilere daha yumuşatılmış bir şekilde aktarmayı başarabilirsiniz.

Tuz banyosu yapın. Pek çoğumuzun evinde artık eskisi gibi heybeti küvetler bulunmuyor olabilir. Henüz jakuzili rezidanslarınıza da taşınamamış olabilirsiniz. Ayaklarınızı sokabileceğiniz ılık su dolu bir kaba tuz eklemek ve ardından dengelenmeye ve topraklanmaya niyet ederek biraz ayaklarınızı kapta tutmak hepinize iyi gelecek bir eylem.
Doğal taşınızı bulun. Herkese iyi gelebilecek kuvars kristallerden de edinebilirsiniz. Bu konuda yetkin bir uzmanın o taşı size uyumlaması ve nasıl kullanacağınızı belirtmesi en sağlıklı yoldur. Kendi taşınızı uyumlayabiliyorsanız ne mutlu size.


Yukarıda yazdığım liste herkes için uygulanabilir ve geneldir. Ben bu kadar şeyle uğraşamam diye dostlar için de önerim var tabi – ayrıca yukarıdaki listeyi dikkate alacak dostlar için de geçerli bu dediğim. Yaklaşık 2 hafta boyunca sizi mutlu eden veya üzen insanları, olayları bir deftere not edin. Sonra geri dönüp baktığınızda sizi üzenlere özellikle bir bakın, çünkü sizi üzen her neyse artık gitmeli. Reiki ve farklı şifa enerjileriyle çalıştıkça, üzerinizdeki kabuktan daha hızlı sıyrılabilirsiniz ve hayatınıza sizin için en hayırlısını rahatlıkla çekebilirsiniz.

Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Frekansımızı Yükseltmek İçin Yapabileceklerimiz Emka 0 1,110 14-11-2017, Saat: 15:47
Son Yorum: Emka

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi