Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

İÇİMİZDEKİ SESLER


İÇİMİZDEKİ SESLER konusu, BİLGİ PAYLAŞIMI forumunda tartışılıyor.
#1
Yaşamımız boyunca en çok kimle konuşuruz, hiç düşündünüz mü? Gece-gündüz demeden, karşımızdakinin keyifli olup olmadığına bakmadan sürdürdüğümüz sohbetin muhatabı, aslında çok da yabancı olmayan birisi: Kendimiz!

Bazen bu konuşmalar sırasında, kendimizi sakinleştirmeye çalışırız:

”Telaşlanma! Sakin ol! Bu günkü sunumu başarıyla yapacaksın!”

Kimi zaman, kendi kendimize tavsiyelerde bulunuruz:

”Daha sade giyinmelisin! O parlak bluz olmaz; aşırı dikkat çekici olma!”

Nadiren de kendimizi kutlarız:

”Bravo! Bak herkes sana nasıl da hayran kaldı! Şahanesin!”

Ne yazık ki, bu konuşmaların en sık rastlanan konusu, kendimize yönelttiğimiz eleştiridir; üstelik başkalarına bile yöneltmeyeceğimiz dozlarda:

”Berbat görünüyorsun! Kendini doğru dürüst ifade edemiyorsun! Eğitimin yetersiz. Senden bir şey olmaz! Herkes seninle dalga geçecek!”

Kendimize saldırdıkça, kaygı ve korku, utanç ve suçluluk duyguları ile dolarız.

Ve bu konuşmalar, bizi motive etmek yerine, hayattan zevk alamaz hale getirir.

Özgüvenimizi yerle bir eder.

İyi olan hiçbir şeye hakkımız olmadığına inanmaya başlarız.

Eleştirel sohbetimizde içimizdeki sesler, farklı kimliklerle ortaya çıkar. Belli başlıları şunlardır:

• Mükemmeliyetçi iç ses:

Bu ses bize, gerçekleştirilmesi neredeyse imkânsız düzeyde bir kusursuzluk ölçütü koyar. Bu ölçüyü çoğu kez, önemli bulduğumuz kişilerin değerleri belirler.

Her şeyi hiç kusursuz yapmamızı ister ve yapamadığımız zamanlarda, eleştirinin dozunu arttırır.

Hoşgörüsüz ve yıkıcı yaklaşımıyla, bizi daha iyi olmaya yönlendirmeyi amaçlayan yapıcı eleştirel sesten farklıdır.

Mükemmeliyetçi iç sesin etkisiyle, giderek en basit şeyleri bile yapmaktan korkar oluruz.

• Suçlayıcı iç ses:

Bu ses, geçmişte yaptığımız davranışları, kurduğumuz ilişkileri ve seçimlerimizi yargılar. Çoğu kez, aile ve toplumun değerlerini esas alır görünür.

Geçmişi, o günün koşullarıyla ele almaz, anlamaya çalışmaz.

Yaşadığımız çevreyle uyum kurmamızı ve geçmiş hatalarımızdan ders almamızı amaçlayan yapıcı eleştirel iç sesten farklı olarak, acımasız yargısıyla bizde, suçluluk duygusu ve utanç yaratır.

• Yıkıcı iç ses:

İnsan olarak değerimizi hedef alan bu iç ses, bize varoluşumuzu sorgulatır. Yaşamaya bile hakkımız olmadığını hissettirir.

Kaynağı sıklıkla, çocukluk ve ilk gençlik yıllarıdır. Sevilmemiş, değer verilmemiş ve onaylanmamış bireyler, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde, bu kötü deneyimleri bilinç dışı yollardan iç ses haline getirir.

Kendilerini sevmez, onaylamaz, yaşamaya layık görmez ve ‘’yok olmak’’ isterler.

• Cesaret kırıcı iç ses:

Toplumun belirlediği sınırların ötesine geçmeye kalkıştığımızda, bu iç ses bizi geri çeker. Nasıl mı?

Başaramayacağımızı, toplumun bizi reddedeceğini, her şeyi riske atacağımızı ve kaybedeceğimizi kulağımıza fısıldayarak.

Cesaret kırıcı iç ses, başkaldıran, yeni ufuklar arayan, yaşamı keşfetmek isteyen özgür ruhumuzu hedef alır.

Akılcı riskler almamızı tavsiye eden uyarıcı iç sesimizle karıştırılmamalıdır.

Listemize, daha farklı iç sesler de eklenebilir.

Yıkıcı iç seslerimizle başa çıkmada ilk yapmamız gereken şey, onları fark etmemizdir.

Çünkü,onları içimizde taşıyor, etkilerinde kalıyor ve hayatlarımızı berbat etmelerine izin veriyoruz ama yeterince tanımıyoruz.

İlk iş olarak, yukarıda yazdığım veya kendinize özgü biçimleriyle, sizi üzen, yoran, hayattan bezdiren iç seslerinizi tanıyın!

Onların, sizin içinizden çıktığını unutmayın!

İç seslerinizin her birinin, farklı amaçları var.

Dolayısıyla, bir anlamda sizden farklılar, bağımsızlar.

Aranızda çıkar çatışmalarının olması kaçınılmaz!

Size fısıldadıklarının amacını ve yararınıza olup olmadığını sorgulayın!

Bunun için, bir çizgiyle ortadan ikiye böldüğünüz kâğıdın, bir tarafına iç seslerinizin söylediklerini tek tek yazın!

Sonra dönüp okuyun!

Anlattıkları doğru mu?

Bu günün değerlerini mi yansıtıyor; yoksa geçmişe mi takılı,?

Özgürlüğünüzü, gelişiminizi engelliyor mu?

Dikkatle irdeleyin!

Çizginin diğer tarafına da, o söylemlere karşı duygularınızı ve düşünüp araştırarak geliştirdiğiniz düşüncelerinizi yazın!

Varsa iç seslerinizden öğrenebileceğiniz şeyler, dikkate alın!

Ve:

”Artık sus! Sana ihtiyacım yok! Kendim için en doğru olanın ne olduğunu biliyorum!” diyerek onları durdurun!

İsterseniz, zihninizde canlandıracağınız bir radyonun ses düğmesini kullanarak, içinizdeki yıkıcı sesleri kısıp kapatabilirsiniz!

Sonra da, beyninizin kuytu odalarından birine gizlenmiş olan, ”yapıcı” iç sesinizi bulup çıkarın!

Sevgi, hoşgörü ve şefkatle dolu bir anne gibi, size değer veren, yıkıcı etkilerden koruyan, hatalarınızı fark etmenize ve düzeltmenize yardımcı olan, cesaretlendiren,yaralarınızı saran, akılcı yollar gösteren o yapıcı sesi, beyninizin tam ortasına yerleştirin!

Ve kulağınızı ondan ayırmayın!

Doç. Dr. Şafak Nakajima


Orpheus-Delville-L-680x365.jpg

Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  İÇİMİZDEKİ ŞİFACIYI KEŞFEDELİM EvrimBilge 0 1,080 15-08-2017, Saat: 17:19
Son Yorum: EvrimBilge

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi