Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

OSHO - IŞIK TEKNİKLERİYLE TANTRİK MEDİTASYON


OSHO - IŞIK TEKNİKLERİYLE TANTRİK MEDİTASYON konusu, OSHO forumunda tartışılıyor.
#1
osho.jpg



IŞIK TEKNİKLERİYLE TANTRİK MEDİTASYON

Batı psikolojisi psikoterapinin bir parçası olarak gelişmiştir. Psikologlar anormal insanı,

zihinsel olarak anormal insanı tedavi ediyorlardı. Bu yüzden insana karşı tüm Batı yaklaşımı

hatalı olmuştur. Freud patolojik vakaları inceliyordu. Hiçbir sağlıklı insan ona gitmezdi.

Yalnızca zihinsel olarak hasta olanlar giderdi. Freud onları incelerdi ve bu incelemeyle insanı

artık anladığını düşünüyordu. Patolojik insanlar gerçekte insan değildir. Çünkü insana

patolojik bir açıdan bakılmaktadır. Özel bir zihin durumu seçilmişse ve o durum hasta ise,

patolojik ise, o zaman insana dair edinilen imaj, hastalık temelli olur. Bu tavır yüzünden tüm

Batı toplumu yıkılmıştır. Çünkü temeli, hasta insandır, sapkın insan temel olmuştur. Yalnız

anormal olanı incelersen normalüstü varlıkların olabileceğini hayal edemezsin. Freud için

Buda imkânsızdır, kavranamazdır. Onun normal insan hakkında söylediği her şey, anormal

insanlar üstünde yaptığı çalışmalara dayalıdır.

Doğu psikolojisi, özellikle Tantra ve Yoga’da bir insan kavramına sahiptir. Ama o kavram

normalüstünün incelenmesine dayalıdır. Buda, Patanjali, Shankara, Nagarjuna, Kabir, Nanak

gibi insanların incelenmesine dayalıdır. İnsan potansiyelinin ve olasılığının zirvesine ulaşmış

insanların incelenmesine... Eğer en yükseği düşünürsen zihnin bir açıklık haline gelir,

büyüyebilirsin.

Kendisini gerçekleştirme, büyümenin en yüksek zirvesi demektir. Orada derin bir tatmin

hissedebilirsin ve “bu benim yazgım, ben bunun için doğdum, bu yüzden yeryüzündeyim”

diyebilirsin. Tantra, bu kendini gerçekleştirmeyle ilgilenir, senin daha fazla büyümene nasıl

yardım edeceğinle. Unutma, Tantra seninle ilgilenir, ideallerle değil. Tantra ideallerle

ilgilenmez. Olduğun halinle ve olabileceğin halle ilgilenir.

Senin bilinmeyen idealin, senin içinde saklıdır. Sana sunulmaz. Sen Buda olmayacaksın,

gerek yoktur. Bir Buda yeterlidir ve tekrarın kıymeti yoktur. Varoluş her zaman benzersizdir.

Asla tekrarlanmaz. Varoluş her zaman yenidir, sonsuza dek yeni. Öyle ki, bir usta bile

tekrarlanmaz.

Yalnızca benzersizin bir anlamı vardır. Kopyalar anlamlı değildir. Ancak orijinalsen yazgın

yerine gelmiş olur. Bu yüzden Tantra asla “şu ya da bu ol” demez. Bir ideal yoktur.

Tantra teknik demektir. Tantra sözcüğünün kendisi teknik anlamına gelir. Nasıl olacağın ile

ilgilenir, ne olacağın ile ilgilenmez. O ‘ne’yi senin büyümen sağlayacaktır. Sen tekniği kullan,

yavaş yavaş içsel potansiyelin gerçek olacaktır. Bilinmeyen olasılık açılacaktır ve o açıldıkça

sen onun ne olduğunu fark edeceksin. Kimse onun ne olduğunu bilemez. Sen olmadığın

sürece kimse senin ne olacağını göremez. Bu yüzden Tantra sana yalnızca teknikler verir, asla

idealleri değil. İşte bu yüzden tüm ahlâki öğretilerden farklıdır. Ahlâki öğretiler sana hep

idealler verir. Tekniklerden bahsetseler bile, o teknikler hep idealler içindir. Tantra sana hiçbir

ideal vermez. İdeal sensin. Ve geleceğin bilinemez. Geçmişe dair hiçbir idealin faydası olmaz,

çünkü hiçbir şey tekrarlanamaz.

Zen keşişleri Buda’nın takipçileridir. Ama yine de, “Meditasyonunda Buda’yla karşılaşırsan

onu hemen öldür” derler, çünkü Buda ideali öyle etkileyici olabilir ki, kendini unutabilirsin.

Ve kendini unutursan yolu ıskalamışsındır. Buda ideal değildir, ideal sensin. Senin

bilinmeyen geleceğin... Bunun keşfedilmesi gerekir. Tantra sana keşif tekniklerini verir,

hazine senin içindedir.

Kimse seni kabullenmez. Kendin bile kabullenmezsin. Sen de kendini kınar durursun. Sen

kendini hep başka biri olma terimleriyle düşünürsün ve bu sahtedir, tehlikelidir. Böyle

düşünmeye devam edersen sahte olursun ve her şey de sahte olur. Sahte olma. Gerçek ol.

Tantra sana inanıyor. İşte bu yüzden Tantra’nın bu kadar az inananı var çünkü kimse kendine

inanmıyor. Tantra sana inanıyor. Ve senin ideal olduğunu söylüyor, bu yüzden kimseyi taklit

etme.

Kendi haline bırakıldığın zaman erişirsin ama çok, çok uzun yolculuk yapmak zorunda

kalacaksın. Ve yolculuk çok zahmetli ve sıkıcı olur.

Bu 112 teknik ile dünyanın her yerindeki teknikler anlatılmaktadır. Bu 112 tekniğin

kapsamadığı tek bir teknik bulunmamaktadır. Onlar tüm tinsel arayışın özüdür. Ama tüm

teknikler herkes için değildir. Bu yüzden onları denemen gerek. Sana yalnızca belli teknikler

faydalı olacaktır ve senin o teknikleri bulman gerekecektir. Bunun iki yolu vardır: Ya kendi

deneme-yanılma yönteminle işe yarayan bir şeye rastlayana kadar dener ve ondan sonra

büyütür ve onun içinde hareket edersin, ya da bir öğretmene teslim olursun ve sana neyin

uygun olduğunu o bulur.

Belkemiği, omurga, hem bedenin hem zihnin temelidir. Zihnin, kafan omurganın son

kısmıdır. Tüm bedenin kökü omurgadır. Omurgan canlıysa çok parlak bir zihnin olur.

Omurganın iki ucu vardır: Başlangıcı cinsel merkezdir ve sonu sahasrar’dır. Başının

tepesindeki yedinci merkezdir. Omurganın başlangıcı toprağa bağlıdır ve cinsellik sendeki en

dünyevî şeydir. Omurgadaki başlangıç merkezi sayesinde doğa ile, Sankhya’nın pragriti,

yeryüzü maddesel dediği şey ile iletişim halindesin. Kafandaki son merkezden ya da ikinci

kutuptan sahasrar, ilâhi olanla iletişim içindesin. Bunlar varoluşun iki kutbudur. İlki

cinsellik, ikincisi sahasrar’dır.

Enerjin ya aşağı, cinsel merkezden yeryüzüne akacaktır ya da sahasrar’dan kozmosa

salıverecektir. Sahasrar’dan Brahman’a, mutlak varoluşa salıverilirsin. Cinsellikten aşağı,

göreceli varoluşa akarsın. İki akış, iki olasılık bunlardır. Yukarı akmaya başlamadığın sürece

acın asla sona ermeyecektir.

Enerji bir kez sahasrar’a ulaşınca ve oradan salıverilince mutlak mutluluğa kavuşacaksın, bu

Nirvana’dır. O zaman başka bakış olmaz. Sen mutluluğun kendisi olursun. Bu yüzden Yoga

ve Tantra’nın konusu enerjinin yukarı, omurilikten yukarı nasıl akıtılacağı, onu yerçekimine

karşı nasıl hareket edeceğine yardım edeceğidir. Cinsellik çok kolaydır çünkü yerçekimini

takip eder. Yeryüzü her şeyi aşağı, geriye çekmektedir. Cinsel enerjin yeryüzü tarafından

çekilir. Astronotlar bunu hissetmiştir. Yeryüzünün çekiminden kurtuldukları andan itibaren

fazla cinsellik hissetmezler. Beden ağırlık kaybettikçe cinsellik çözülür, kaybolur.

Enerji sahasrar’ından cinselliğin karşı kutbundan salıverildiği anda sen artık insan değilsin.

Artık bu yeryüzüne ait değilsin. İlâhi oldun. İşte “Krişna Tanrı’dır” ya da “Buda Tanrı’dır”

derken kastettiğimiz bu. Onların bedenleri de tıpkı seninki gibidir. Onların bedenleri de

hastalanır, ölürdü. Enerjin yerçekimi düzeninden kurtulmuştur.

Sırf Buda ile iletişim haline geçmekle enerjin yukarıya, sahasrar’a akmaya başlar. Buda öyle

güçlüdür ki yeryüzü bile o kadar güçlü değildir. Enerjini aşağı çekemez. Bunu İsa’nın,

Buda’nın, Krişna’nın yanında hissetmiş olanlar, onlara Tanrı demiştir. Onların yeryüzünden

daha güçlü bir enerji kaynakları vardır.

Hayal gücü sayesinde cinsel merkez işlemeye başlar. Gerçekte hayal gücü olmadan

işleyemez. İşte bu yüzden âşıksan daha iyi işler. Çünkü aşkla, hayal gücü de gelir.

Zihnin pek çok enerjisi, pek çok yeteneği vardır ve bunlardan biri iradedir. Ama cinselliği

iradeyle getiremezsin. Cinsellik açısından irade etkisizdir. Yalnızca hayal gücü işlev gösterir.

Hayal et, o zaman merkez işlemeye başlar. Hayal gücü enerjinin hareket etmesine yardımcı

oluyorsa, o zaman enerji sırf hayal gücü ile yukarı ya da aşağı gidebilir. Hayal gücü ile kanını

hareket ettiremezsin. Bedende başka hiçbir şeyi hayal gücü ile yapamazsın. Ama cinsel enerji

hayal gücü ile hareket ettirilebilir. Onun yönünü değiştirebilirsin.

Sutra diyor ki: “Kendini düşün.” Kendini hayal et, demek istiyor. Gözlerini kapat ve kendini

ışıkmışsın diye hayal et. Bu yalnızca hayal gücü değildir. Başlangıçta öyledir, ama gerçektir

de. Çünkü her şey ışıktan oluşur. Artık bilim her şeyin elektrikten oluştuğunu söylüyor ve

Tantra hep her şeyin ışık parçalarından oluştuğunu söylemiştir. Sen de öylesin. İşte bu yüzden

Kuran, Tanrı’nın ışık olduğunu söyler. Önce yalnızca ışınlardan oluştuğunu hayal et, sonra

hayal gücünü cinsellik merkezine götür. Dikkatini oraya yoğunlaştır ve ışınların cinsel

merkezinden yukarı aktığını hayal et. Sanki cinsel merkezin bir ışık kaynağı olmuş ve ışınlar

yukarı doğru kabarıyor. Göbek merkezine doğru... Bölmeye gerek vardır, çünkü cinsel

merkezini sahasrar’a bağlamak güç olacaktır. Bu yüzden küçük bölünmeler faydalı olur.

Bağlayabilirsen bölmeye gerek kalmaz. Enerji, yaşam gücü, bir ışık gibi sahasrar’a gider.

Hemen içinde bir sıcaklık yükseldiğini hissedersin. Kısa sürede göbeğin ısınacak. Sıcaklığı

hissedebilirsin. Hayal gücün sayesinde cinsel merkezin yükselmeye başlamıştır. Göbekteki

ikinci merkezin bir ışık kaynağı olduğun, ışınların gelip orada toplandığını hissettiğinde yürek

merkezine akmaya başlar. Işık yürek merkezine ulaştığında ışınlar gelirken yürek atışların

değişir. Nefeslerin derinleşir. Ve sıcaklık yüreğine gelir, daha da yüksel.

Cinsel enerjinin iki kısmı vardır; biri fiziksel, diğeri psişiktir. Bedeninde her şeyin iki kısmı

vardır. Tıpkı beden ve zihin gibi... İçindeki her şeyin iki kısmı vardır. Biri maddesel, diğeri

tinseldir. Psişik kısım yükselebilir. Bu psişik kısım için geçit olarak omurga kullanılır.

Omurga ve onun merkezleri, ama bunun hissedilmesi gereklidir. Ve senin hislerin ölmüştür.

El sana dokunduğunda hissettiğin bir el değildir. Baskı ve sıcaklık hissedilir. El yalnızca bir

çıkarsamadır. Zekâdır. His değil. Sıcaklık ve baskı, his budur.

Çocuğu takip et. Buda’yı takip ettiğinden daha iyi ve daha tatmin edici olacaktır. Sen de bir

zamanlar çocuktun, bunu yaptın. Çocuk hissediyor, çıkarsamıyor. Düşünüyor. Bir koku

alıyor. Ve onun geldiği köşeye gidiyor. Bir elma görüyor ve onu tadıyor. Tıpkı bir çocuk gibi

tat. Elmayı yemesine bak, onu izle. Tamamen bu işe dalar. Tüm dünyayı unutur. Dünya artık

yoktur. Yalnızca elma vardır. Elma bile yoktur. Ve çocuk da yoktur. Yalnızca yemek vardır.

Bir çocuğu bir saat boyunca takip et. O saat çok zenginleştirici olacak. Bir kez daha çocuk

olacaksın.

Duygu merkezi işlemeye başlamalı. Ancak o zaman bu tekniklerin bir faydası olur, aksi halde

enerjinin yükseldiğini düşünürsün. Ama duygu olmaz. Duygu yoksa hayal gücü güçsüzdür,

boşunadır. Yalnızca duygu dolu bir hayal gücü sonuç verir. Birkaç dakika için yalnızca sesleri

dinle. Bir kuşun ötüşünü, rüzgârın ağaçların arasında esişini, bir çocuğun ağlamasını,

sütçünün gelmesini, sütün boşaltılmasını, olan her şeyle hisset. Ona duyarlı ol, açık ol. Bırak

senin başına gelsin, o zaman duyarlılığın büyür. Duş alırken suyu tüm bedeninde hisset. Sana

dokunan her su damlasını hisset.

Nefes alırken nefesi hisset. İçerideki hareketini, dışarı çıkışını... Hisset! Kendi bedenini hisset

ki onu sen hiç hissetmedin. Hiç kimse kendi bedenine sevgiyle dokunmaz. Hiç kendi bedenine

sevgi gösterdin mi? Tüm uygarlık kendine dokunanlardan korkar. Çünkü çocukluktan itibaren

dokunmak reddedilir. İnsanın kendine sevgiyle dokunması mastürbasyon gibi gelir. Ama

kendi kendine sevgiyle dokunamazsın. Bedenin donuklaşır ve ölür. Ölmüştür. Avuçlarınla

kendi gözlerine dokun. Dokunuşu hisset. Gözlerin o anda taze ve canlı hissedecektir.

Bedeninin her yerine dokun. Sevgilinin, arkadaşının bedenine dokun. Masaj iyidir. İki arkadaş

birbirine masaj yapabilir. Birbirlerinin bedenini hissedebilirler, daha duyarlı olacaksın.

Duyarlılık ve duygu yarat. Onu başa getir ve başın bir açıklık olmuş gibi hisset.

Sahasrar, bin taç yapraklı anlamına gelir. Bin taç yapraklı bir açıklık. Binyapraklı, açılmış bir

lotus hayal et ve her taç yapraktan bu ışık enerjisinin kozmosa yayıldığını hayal et. Yine, bu

bir aşk eylemidir. Artık doğayla değil, nihai olanla. Yine bu bir orgazmdır. İki tür orgazm

vardır; biri cinseldir, diğeri tinseldir. Cinsel olan en alçak merkezden gelir. Tinsel olan en

yüksek merkezden gelir. Cinsel eylemdeyken bu egzersizi yapabilirsin. İki eş bunu yapabilir.

Enerjiyi yukarı iletin ve o zaman cinsel eylem Tantra Sathana olur. Meditasyon olur. Ama

enerjiyi bedende bir merkezde bırakma. Biri gelebilir, bir işin olabilir ya da telefon çalabilir

ve durman gerekebilir. Bu yüzden öyle bir zamanda yap ki kimse seni rahatsız etmesin. Ve

enerjiyi herhangi bir merkezde bırakma. Aksi halde enerjiyi bıraktığın merkez bir yara halini

alır. Pek çok zihinsel hastalık yaratabilirsin. Bu yüzden dikkatli ol. Aksi halde bunu yapma.

Bu yöntem mutlak mahremiyet gerektirir ve hiç rahatsız edilmemen gereklidir ve

tamamlanmalıdır. Enerji başa gelmeli ve oradan salıverilmelidir.

Meditasyona başladığında cinsel merkezin daha duyarlı, daha canlı ve daha heyecanlı

olacaktır. Ve başlangıçta heyecan tıpkı cinsel heyecan gibi olacaktır, ama yalnızca

başlangıçta. Meditasyon derinleştikçe enerjinin yukarı aktığını hissedeceksin. Enerji yukarı

aktıkça cinsel merkez sessizleşir. Daha az heyecanlı olur. Enerji hareket ettiğinde cinsel

merkez gittikçe serinler. Ve sıcaklık başa gelir. Enerji başa geldiğinde başının döndüğünü

hissedersin, bazen midenin bulandığını bile hissedersin. Çünkü ilk defa enerji başa gelmiştir.

Ve başın ona alışık değildir. Alışması gereklidir. Bu yüzden korkma. Bazen hemen

bayılabilirsin ama korkma, bu olur.

Başın ısınırsa bu iyi bir işarettir. Enerjiyi salıver. Başının tıpkı bir lotus çiçeği gibi açtığını

hisset. Sanki enerji kozmosa salıveriliyormuş gibi... Enerji salıverilirken içine bir soğukluk

dolduğunu hissedeceksin. Bu sıcaklıktan sonra gelen soğukluğu hiç hissetmedin. Ama tekniği

tam yap, asla eksik bırakma.

Işık gerçekten de sıçrar. Ağır ağır, adım adım; büyüme yoktur. Işık bir sıçrayıştır. Elektrik,

sıçrayışlar halinde gelir. Bir sıçrayış, sonra bir karanlık boşluğu olur. Bir sıçrayış daha ve

sonra bir karanlık boşluğu olur. Işık sıçrar, asla yolculuk etmez.

Kadınlar için ilk yöntem, erkekler için ikincisi daha kolay olacaktır. Dişi zihin ağır ağır olan

şeyleri daha kolay kavrar ve eril zihin daha kolay sıçrar. Eril zihin sıçrama sever, bir şeyden

diğerine sıçrar. Erkeğin zihninde ince bir huzursuzluk vardır. Kadın zihni ağır bir süreçle

işler, sıçramaları sevmez. Erkek bir şeyden diğerine sıçrar durur ve kadınlar için bu

anlaşılamazdır. Onlar için bir büyüme olmalıdır, ağır ağır bir büyüme... Şimşekle birlikte

dayanılmaz ölçüde gelebilecek sıcaklık hissedebilirsin. Bunu hissedersen deneme. Şimşek

sana büyük ısı verebilir. Bunu hissedersen, dayanılmaz olursa o zaman bunu deneme. O

zaman ilk yöntemde rahatsan o iyidir. Bazen patlama o kadar büyük olur ki, korkabilirsin ve

bir kez korkunca bir daha asla yapamazsın. O zaman korku başlar. Bu yüzden insanın hiçbir

zaman hiçbir şeyden korkmamasına dikkat etmesi gerekir.

Dışsal bir alet kullanırsan donuklaşırsın (LSD için).

Sen kendine ne yaptığının farkında değilsin. Bir cinayet filmi görmeye gittiğinde ne yaptığını

bilmiyorsun. Beden kimyanı değiştiriyorsun. Bir dedektif romanı okuyorsan, ne yaptığını

bilmiyorsun, kendini öldürüyorsun. Heyecanlanıyor, korkuyor, geriliyorsun. Dedektif

romanından bu şekilde zevk alıyorsun. Ne kadar gerilirsen o kadar zevk alıyorsun. Neler

olacağını ne kadar merak ediyorsan o kadar heyecanlanıyorsun ve beden kimyanı

değiştiriyorsun. Bütün bu teknikler de beden kimyanı değiştiriyor. Tüm dünyanın yaşam, ışık

dolduğunu hissediyorsan beden kimyanı değiştiriyorsun. Ve bu bir zincirleme reaksiyondur.

Beden kimyan değiştiğinde dünyaya bakarsın ve dünyan daha canlı görünür. Ve daha canlı

görünüyorsa beden kimyan yine değişir ve bu zincir halini alır.

Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  OSHO - ESRARENGİZ ÜÇÜNCÜ GÖZ İLMİ Magnetho 0 5,326 08-07-2017, Saat: 15:10
Son Yorum: Magnetho
  OSHO - SEVGİNİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ Spiritüeller 0 2,637 16-02-2017, Saat: 04:03
Son Yorum: Spiritüeller
  OSHO - TANTRA’NIN AŞK VE ÖZGÜRLEŞME SIRLARI Mutlakguc 0 10,200 12-06-2016, Saat: 19:58
Son Yorum: Mutlakguc
  Osho - GERÇEKTE FARKINDALIK Emka 0 4,192 05-06-2016, Saat: 17:28
Son Yorum: Emka
  OSHO - KORKULARINIZDAN KURTULUN Emka 1 6,313 04-06-2016, Saat: 22:58
Son Yorum: Nesrin Kaya

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi