Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Sicilya’dan Hatay’a RUH Göçü


Sicilya’dan Hatay’a RUH Göçü konusu, Reenkarnasyon forumunda tartışılıyor.
#1
Reenkarnasyon diğer adıyla ruh göçü, dünyanın pek çok ülkesinde ve pek çok kültürde gerçekleştiğine inanılan bir kavramdır. Bu tür konularla ilgilenen araştırmacılar, dinlerin çoğunda reenkarnasyondan bazen açıkça bazen de üstü kapalı bir şekilde bahsedildiği üzerinde durur. Diğer taraftan çoğu bilim ve ilim insanı da reenkarnasyonu kesin bir dille reddederler. Fakat bazı yaşanmış olaylar var ki, bunu başka bir kavramla açıklamak mümkün olmuyor. Bu da onlarda biri…


İskenderun’un tanınmış ailelerinden Cöcenler’in ikinci çocukları doğduğunda, bebeğin gözleri oldukça ilgi çekmişti. Bakışları çok etkileyiciydi. Yeni doğmuş bir bebeğin gözlerindeki bu bilinçli bakış, anneyi oldukça şaşırtmıştı.
Aradan geçen 3 yıl boyunca minik Asude tüm isteklerini bakışlarıyla anlatıyor ya da ondan istenileni bakışlarıyla anladığını belirtiyordu. Ancak tek kelime bile konuşmuyordu. Bu hiç alışık olunmadık bir durumdu. Anne Hatay Hanım ve baba Cemil Bey, kızları 1,5-2 yaşına geldiğinde minik Asude’ye testler uygulamaya başladılar. Bebeğe arkadan sessizce yaklaşıp alçak sayılabilen bir ses tonuyla sesleniyorlardı. Asude hemen arkasını dönüp ismini söylediklerini anladığını bakışlarıyla belli ediyordu.

Olaya bilinçli bir şekilde yaklaşan aile, o bölgedeki tüm doktorlara götürdükleri kızlarının fiziksel bir rahatsızlığının olmadığı cevabını alıyor, ancak çocukları hala konuşamıyordu. Aile bu işin sırrını çözebilmek için yurtdışına gitmeye karar verdi. Gittikleri birçok ülkede doktorlar da, yaptıkları incelemeler sonucunda Türkiye’deki meslektaşlarından farklı bir şey söylemeyip minik Asudenin kulak ve dil yapısında konuşmasını engelleyebilecek hiçbir şeyin bulunmadığını söylemekten ileri gidemediler.
Türkiye’ye geri döndükten 2 yıl sonra Asude, 5 yaşına girdiğinde konuşmaya başladı, ancak sarf ettiği kelimelerde bir tuhaflık vardı. Minik Asude. Türkçe değil farklı bir dil konuşuyor ve kısa süre sonra bu dilin İtalyanca olduğu anlaşılıyordu.


[b]34c5b8d0-6d5d-4d0d-a353-35cdf01acf71.jpg[/b]


Bu gelişmeden sonra olay iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Bu inanılmaz olay çevrede hemen duyuluyor, insanlar Asude’yi dinlemeye geliyorlardı. Aile garip, garip olduğu kadar da inanılmaz ama gerçek olan bu olay karşısında ne yapacağını bilemiyordu.
İki ay sonra ise tekrar başa dönüldü. Asude yine konuşmamaya başladı. Kendisiyle İtalyanca konuşulduğunda anladığını belli etmesine rağmen cevap vermiyordu.
Aile tüm bu gelişmeler karşısında tam anlamıyla büyük bir çıkmaza giriyor, her çareye başvuran aile sonunda Ankara’da böyle olaylarla yakından ilgilenen Prof. Dr. Coşkun Şarman’dan randevu alarak Ankara’ya gidiyordu. O günleri anne şöyle anlatıyor:

“Kızımız Asude kucağımda muayenehaneye girdiğimde, içimde bu işin sırrını artık çözebileceğimiz duygusu vardı. Prof. Dr. Coşkun Şarman bizden, başta Asude’nin beyin tomografisi olmak üzere birçok tahlil istedi. İki gün içinde istenen bütün raporları getirdiğimizde ise sonuçların mükemmel olduğunu, kızımızın hiçbir hastalığı olmadığını söyledi. Yaşadığımız bu olayın sebebini sorduğumuzda ise; Bu olayın dünyanın her köşesinde nadir de olsa yaşanan bir Reenkarnasyon (tekrar doğuş) vakası olabileceğini örnekler vererek anlattı. Sonrasında neler yaşayabileceğimizi sorduğumuzda, geçmiş yaşamıyla ilişkisinin ya 7 yaşında ya da buluğ çağına gireceği 14 yaşında sona ereceğini, konuşmaya ise yine 7 yaşında ya da 14 yaşında başlayacağını söyledi.

İskenderun’a döndüğümüzde hesap yapmaya başladık. Asude henüz 5 yaşında olduğuna göre ya 2 sene sonra ya da 8 sene sonra normal hayata dönecekti. Sonunda birinci şık gerçekleşti ve kızımız 7 yaşına 3 ay kala kırık bir Türkçe ile geçmiş hayatını anlatmaya başladı. Bu anlatım 10 yaşına kadar sürdü. Anlattıkları son derece ilginçti; ‘Benim gerçek evim Sicilya Adası’nda. Benim öbür babam çok güçlü ve yakışıklıydı. Odam da şimdiki odamdan çok daha güzeldi’ der geçmiş yaşamındaki odasının en ince detaylarını anlatırdı. İtalya mafyasının en büyüklerinden birinin kızı olduğunu söylerdi. ‘Ben en büyük baba’nın kızıydım. Evimizi yüzlerce kişi koruyordu. Okul dönüşü arabamız tarandı ve yanımdaki korumalarla birlikte öldürüldüm. Odamda kuşlarım vardı. Onları yatmadan önce siyah örtülerle örterdim. En sevdiğim yiyecek Mortedella’ der ve çok sayıda İtalyan yemeğinin yapılışını tarif ederdi.”

Daha sonra Asude, ısrarla kendisini Sicilya Adası’ndaki evine götürmelerini istedi. Anne-baba ise kızlarının bu isteğini yerine getireceklerini söyleyerek yıllarca kızlarını oyaladılar.
Sonuçta, Asude’nin eski yaşamına geri dönme isteği 10 yaşında aniden bitiverdi.
Fakaaat bitmeyen ve bugüne kadar süren garip bir hobisi hala devam ediyor: Silahlar…
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi