Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

TUNGUSKA PATLAMASI VE UZAYDAN GELENLER


TUNGUSKA PATLAMASI VE UZAYDAN GELENLER konusu, UZAY forumunda tartışılıyor.
#1
30 Haziran 1908 tarihinde sabah erken saatlerde, Orta Sibirya semalarında düşmekte olan kocaman bir alev yumağı görüldü.

Yer ile temas ettiği yerde gürültülü bir patlama oldu.

2000 kilometrelik bir ormanlık bölge yerle bir olmuştu.

Yerkürenin çevresini iki kez dolaşan atmosferik bir şok yarattı. Atmosfere öylesine incecik toz yayıldı ki, olay yerinden 10.000 km. uzaktaki Londra’da sokaklara düşen ışık parçacıkları altında gazete okunabiliyordu.

Rusya’daki Çarlık Hükümet Sibirya’nın az gelişmiş Tunguska bölgesindeki önemsiz gördükleri bu olayla ilgilenmemişlerdi.Geçen 10 yıl içinde Sovyet Devrimi gerçekleşmiş, ve olay yerine inceleme için bir heyet gönderilmişti.

Orada yaşayan insanlarla yaptıkları konuşmalara ait izlenimler şöyleydi, olayı yaşamış birisi yaşananları şöyle anlattı;

“Sabahın erken saatlerinde herkes çadırda uyurken, birden içindeki insanlarla birlikte çadır havaya uçtu. Tekrar yeryüzüne düştüklerinde aile bireylerinin tümü ufak tefek yara bere almıştı.”

Bir başka tanık; “Gürültü, atları öyle korkuttu ki, bazı atlar panik içinde koşmaya başladılar. Sabanları ayrı ayrı yönlere sürüklüyorlardı. Atlardan bazıları da yere yıkılmıştı.”

Diğer bir tanık ise; Sağ yanımda büyük bir gürültü koptu. Birden geriye baktım ve gökte alevler içinde uçan uzunca bir cisim gördüm. Bu cismin ön bölümü kuyruk bölümünden daha genişti, rengi de gündüzleri yakılan ateş rengindeydi.”

Bu olay Tunguska Olayı olarak bilinmektedir.
Bazı bilim adamları bu olaya, madde ve anti maddenin çarpışması dedi, bazılarıysa küçük bir kara deliğin Sibirya’nın doğusundan geçip gittiğini savundular. Ancak hiç bir kanıt yoktu. 
Bu olayların nedenine uygun düşebilecek tek bir açıklama olabilir: 1908 yılında kuyrukluyıldızdan gelen bir parça yeryüzüne çarpmıştır.

Tunguska Olayı bir kuyrukluyıldızın yaklaşık 100 metre çapındaki buzdan bir parçasının dünyaya düşmesi olabilir.

Futbol sahası uzunluğunda ve bir milyon ton ağırlığındaki bu cisim saniyede 30 km. saatte de 100.000 km.’yi aşan bir hızla yol almaktadır.

Bir kuyrukluyıldızın yapısında çoğunluk olarak buz vardır: Sudan oluşmuş buz, bir parça metanlı buz ve biraz da amonyaklı buz.

Yeryüzü atmosferine çarpınca, küçücük bir kuyrukluyıldız parçası büyük bir alev yumağı ve büyük bir patlama dalgası oluşturur.

Sovyet bilgini Emlen Sobotoviç, Tunguska bölgesine yayılmış çok sayıda küçük elmas parçaları saptamıştır. Bu tür elmasın meteoritlerin atmosfere çarpmasından arta kalan parçalar olduğu bilinmektedir.

Havanın açık olduğu çoğu gece başınızı kaldırıp gözlersiniz, kısa bir süre parlayan bir meteor görürsünüz. Bu meteorlar elma çekirdeğinden daha küçük tanelerden oluşur. Bunlar yıldız değil, meteorlardır. Yerkürenin atmosferine girerlerken bir an için parlarlar, yaklaşık 100 km. yüksekte sürtüşmeden ötürü ısınıp yok olurlar. İnsanlar bu olaya genelde yıldız kayması derler.
Kuyrukluyıldızlar hep korku ve batıl inanç nedeni olmuşlardır. Kuyrukluyıldızların felaket habercisi, tanrının gazap belirtisi olduğu düşünülmüştür.

Kralların tahttan devrilişini, hatta varislerin ölümünü haber verdiği fikri yerleşmiştir. Babiller kuyrukluyıldızların cennet kuşları olduğunu sanmışlardır. Yunanlılar uçan saçlar, Araplar ise alev çıkaran kılıçlar olarak görmüşlerdir.

Er ya da geç kuyrukluyıldızlar gezegenlerle çarpışacaklardır. Tunguska’daki gibi küçük bir kuyrukluyıldız parçasının yerküreyle çarpışması yaklaşık bin yılda bir olur. Fakat Halley kuyrukluyıldızı gibi baş tarafındaki parlaklık, çapı 20 kilometreyi bulan büyük bir kuyrukluyıldızla çarpışma bir milyar yılda bir olabilir.

İnsanlar iklimi karşıt yönde bozma çabası göstermektedir. Kes ve yak tarımıyla sanayi uğruna ormanların yok edilmesi gün geçtikçe hızlanmaktadır. Toprağın kullanımındaki değişiklikler yüzünden gezegenimizin ısısını düşürmekteyiz.

Bu da “Kaçak Albedo” olgusuna yol açabilir.

Albedo; bir gezegene gelip çarpan güneş ışığının uzaya geri dönen bölümünün ölçüsüdür. Yerküremizin Albedo’su % 30-35’tir. Güneş ışığının geri kalan bölümünü toprak emer ve yerküremizin ortalama düzey ısısını belirleyen bu orandır. Yani doğayı doğanın istemediği bir şekilde kullanmaya devam edersek ileride daha soğuk bir dünya bizi beklemektedir.

Birkaç milyon yıl önce, yeryüzündeki ilk insanlar belirdiğinde, yerküremiz orta yaşa ulaşmış bir dünyaydı. Şimdi insanlar dünyanın sonunu etkileyecek bir davranış gösteriyorlar. Hem de kendi ürettiği teknoloji ile.


Tunguska-olay%25C4%25B1.jpg

Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  KIZIL NOVA PATLAMASI YAKLAŞIYOR Emka 0 1,131 06-03-2017, Saat: 19:03
Son Yorum: Emka
  DÜNYADAKİ YAŞAMIN ENERJİSİ UZAYDAN GELDİ Thetis 0 1,330 24-12-2016, Saat: 23:01
Son Yorum: Thetis

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi