Submit Face book
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

KUR’AN’IN AÇKILANMAYAN SIRRI: BEN - BİZ - O


KUR’AN’IN AÇKILANMAYAN SIRRI: BEN - BİZ - O konusu, BİLGİ PAYLAŞIMI forumunda tartışılıyor.
#1
Kur’an-ı Kerim’i Türkçe olarak okumuş olanlar bilirler. Kur’an’da farklı hitap şekilleri vardır. Kur’an’daki ayetlerde en çok, “biz” şekilinde, birinci çoğul şahıs ağzından hitaplar yeralmaktadır. “Hamd, Alemler’in Rabb’i, merhametli olan, merhemet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur. Ancak sana kulluk eder ve yalnız Sen’den yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erderdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.” (Fatiha Suresi: 1/1-7) Bu sure Kur’an’ın başlangıç suresidir. Ve yine bu sure, Kur’an’ın özü ve en önemli suresi olarak kabul edilmiştir. Ama surenin asıl anlam ve önemi hakkında geniş halk kitlelerine pek az objektif bir değerlendirme yapılabilmiştir. Yedi ayetten oluşan bu sure dikkatlice okunursa, daha Kur’an’ın hemen başlangıcında, insanlara büyük bir sırrın ilk ipuçlarının verildiği dikkatlerden kaçmayacaktır. Surenin başlangıcında konuşmaya başlayan varlık, yahut da “biz” olarak konuşan varlıklar grubu, Allah’a hamd etmekte, sonraki ayetlerde de dua ve dilekte bulunmaktadırlar. 

Bu anlatım özelliği “biz” olarak konuşan varlıklar topluluğu ile, Allah’ın ayrı ayrı anlamlarda kullanıldığını, en açık ve ince bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu ayrılığa, başka ayetlerde de rastlanır. “Doğrusu, Biz, Kur’an’ı kadir gecesinde indirmişizdir.” (Kadir Suresi: 97/1) “İşte bunlar, ey Muhammed, sana doğru olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Allah hiç kimseye zulmetmek istemez.” (Al-i İmran Suresi: 3/108) “Ey Muhammed. İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Biz onları sana doğru olarak okuyoruz. şüphesiz sen peygamberlerden birisin. İşte bu peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan Allah’ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır. Meryem oğlu İsa’ya belgeler verdik, onu Ruhü’l Kudüs’le destekledik...” (Bakara Suresi: 2/252-253) Kur’an’la ilgili yapılacak en basit bir incelemede dahi, bunlara benzer sayısız ayetlerin bulunduğu görülecektir. 

kuran-i-kerimde-en-cok-duasi-gecen-peyga...ffe86b.jpg


Bir çok ayetlerde “biz” olarak konuşan varlıklar grubu yahut varlıklar grubunun sözcüsü ile Allah’ın aynı kavramlar olmadığı tüm açıklığıyla ortadadır. Biz olarak konuşan varlık, aynı ayette ayrıca Allah’tan bahsetmekte, onun emirlerini aktarmaktadır. Eğer bir an için bu iki kavramın ortaklaşa Allah’ı ifade ettiğini düşünecek olursak; konuşan varlığın kendi kendine hamdettiği, kendi kendine dileklerde bulunduğu, kendi kendisinden kendisini doğru yola iletmesini istediği gibi mantıksız ve anlamsız sonuçlar çıkarılması gerekecektir. Kur’an’da insanlara “biz” diye hitabeden varlıkların fonksiyonları nedir? Bu soruya da yine cevap Kur’an’dan gelmektedir. 

Aşağıdaki ayetlerin incelenmesinden de anlaşılacağı gibi, insanlar, Cebrail’in de üyesi bulunduğu, Kur’an’da kendisini “biz” olarak tanıtan, Allah’ın izni ve emri doğrultusunda çalışan yüce bir topluluk tarafından sevk ve idare edilmektedir: “Cebrail Muhammad’e şöyle dedi: ‘Biz, ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz; geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur...” (Meryem Suresi: 19/64) “... Bizim herbirimizin bilinen bir makamı vardır. şüphesiz biz sıra sıra duranlarız. şüphesiz biz Allah’ı tesbih edenleriz.” (Saffat: 37/164-166) Al-i İmrân Suresi’nde geçen bir ayet ise, belki de hepsinden daha ilginçtir: “Allah, melekler, ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri, O’ndan başka Tanrı olmadığına şahitlik etmişlerdir. O’ndan başka Tanrı yoktur, O güçlüdür, Hâkimdir.” (Al-i İmrân Suresi: 3/18)

Allah’ın, meleklerin ve ilim sahiplerinin şahitlik ettikleri ve ayette “O” diye isimlendirilen Tanrı ile kasdedilen, Kadir-i Mutlak Yaradan’dır. İlginç bir başka benzerlik de, Mu Kültürü’nde Yaradan’dan “O”diye bahsediliyor olmasıdır. Mu Kültürü’nde Yaradan’ın isim ve sıfatı yoktur. Yaradan’dan sadece “O” diye bahsedilirdi. Konumuzu yavaş yavaş toparlayabilmek için, üzerinde görüp gözeticilerin yaşadığını açıkça anlatılan bir yıldızdan bahseden Tarık Suresi’ndeki bir ayeti, son olarak sizlere aktarmak istiyorum... “Göğe ve gece ortaya çıkana and olsun. Gece ortaya çıkanın ne olduğunu sen bilir misin? O, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır. 

Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.” (Tarık Suresi: 86/1-4) Kur’an’da, görüp gözetici özelliğiyle yüce bir topluluğun bulunduğu başka ayetlerde de geçer. Ancak burada ilginç olan, “Görüp Gözetici” özelliğindeki yüce topluluğun gece ortaya çıkan bir yıldız kastedilerek onun üzerinde olduğunun söylenmesidir. Ezoterizm’deki karşılığı ise “Ruhsal İdare Mekanizması”dır. Ve yine Ezoterizm’e göre bu yıldız Sirius Yıldızı’dır. Böylelikle Sirius Yıldızı’nın gizemi Afrika’daki Dogonlar’dan sonra burada da karşımıza çıkıyor...

Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Yüzyıllardır Toplumdan Gizlenen Her Dinin En Büyük Sırrı Emka 0 2,272 09-07-2018, Saat: 19:12
Son Yorum: Emka
  DUANIN SIRRI Magnetho 0 2,801 21-01-2018, Saat: 22:28
Son Yorum: Magnetho
  Altının sırrı çözüldü! Dünyaya böyle geldi... EvrimBilge 0 1,821 18-10-2017, Saat: 00:18
Son Yorum: EvrimBilge
  Türklerin Sırrı AY'da Saklanıyor Archilles 0 32,331 25-09-2017, Saat: 15:38
Son Yorum: Archilles
  Bunu yiyenler 120 yıl yaşıyor! Sırrı ise... Emka 0 5,375 25-09-2017, Saat: 15:17
Son Yorum: Emka

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi