Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-Posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 3,075
» Son Üye: rahmanmutlu
» Toplam Konular: 2,836
» Toplam Yorumlar: 3,067

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 1223 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 1223 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Nereden Başlamalıyım?
Forum: BİLGİ PAYLAŞIMI
Son Yorum: desdinova
07-04-2025, Saat: 11:03
» Yorumlar: 0
» Okunma: 255
Ayahuasca çayi hakkinda b...
Forum: ŞAMANİZM
Son Yorum: Gümüşkurt
29-12-2024, Saat: 23:19
» Yorumlar: 0
» Okunma: 363
Sürekli Aynı Sayıyı Görüy...
Forum: MELEK MESAJLARI
Son Yorum: Stannis
03-10-2024, Saat: 18:13
» Yorumlar: 0
» Okunma: 793
Bize ait olmayan sahte an...
Forum: Zihin
Son Yorum: cinsiyetsiztirmavi
29-08-2024, Saat: 01:28
» Yorumlar: 0
» Okunma: 713
RUHLARIN YAZDIRDIĞI SÖYLE...
Forum: ENTERESAN BİLGİLER
Son Yorum: Shfz
20-08-2024, Saat: 01:26
» Yorumlar: 1
» Okunma: 62,566
Nuh’un Gemisi’nin Çözülem...
Forum: TARİH
Son Yorum: Emka
21-02-2024, Saat: 21:57
» Yorumlar: 3
» Okunma: 8,950
DEMON İSİMLERİ LİSTESİ VE...
Forum: DEMONLAR
Son Yorum: Debriyaj_Balatasi
15-02-2024, Saat: 02:30
» Yorumlar: 1
» Okunma: 26,171
Trabzon'da ki Majisyenler
Forum: TRABZON SPİRİTÜELLERİ
Son Yorum: koavemaji
02-02-2024, Saat: 14:11
» Yorumlar: 0
» Okunma: 1,335
11:11'in Manevi Önemi ve ...
Forum: EVRENSEL ENERJİLER
Son Yorum: zeynepbuhan
10-11-2023, Saat: 18:49
» Yorumlar: 1
» Okunma: 6,585
Sürekli Şiddetli Baş Ağrı...
Forum: BİLGİ PAYLAŞIMI
Son Yorum: Gümüşkurt
25-09-2023, Saat: 19:23
» Yorumlar: 0
» Okunma: 1,866

 
  İNDİGO ÇOCUKLAR DÜNYAYA YENİ DÜZEN KURMAYA GELİYORLAR
Yazar: Spiritüeller - 04-08-2016, Saat: 16:26 - Forum: İndigolar - Yorum Yok

Bu çocuklar alışılmışın dışında zekiler, öz güvenleri fazlasıyla yüksek, otoriteye karşı çıkıyorlar, çok canlı ve hareketli olmalarının yanında onların sezgileri de oldukça güçlü. Onlar indigo çcuklar ve dünyaya yeni düzen kurmaya geliyorlar.
Özellikle bu tip çocukları olan ailelerin de dahil olduğu bazı kişiler bu çocukların düzeni değiştirmeye gelen üstün özelliklere sahip çocuklar olduğuna inanıyor.

Otistik bozukluk, hiperaktivite, dikkat eksikliği ya da dürtü kontrol sorunları yaşayan kimi çocukların aileleri çocuklarında bu sorunların varlığını kabul etmektense olağandışı bir çocuk sahibi olmayı daha kabul edilebilir buluyor.

Böyle düşünen aileler, var olan patolojinin tedavisi üzerine gitmek istemiyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Dr. Nüket İşiten “İndigo çocuk” tanımının çocuklarında davranış sorunları gösteren bir psikiyatrik hastalığı kabullenmekte zorluk çeken ailelerin sığındığı bir tanımlama olarak ortaya çıktığını belirtiyor. Psikiyatr Dr. Nüket İşiten’e indigo çocukların ve ailelerinin içinde bulunduğu durumu soruyoruz.

İndigo çocuk tanımı ile anlatılmak istenen nedir?

Spiritüel inanışlara göre bunlar düzeni değiştirmeye gelen, üstün özellikleri olan, asil görünümlü, özgüvenleri yüksek, otoriteyle disipline edilemeyen ve sisteme başkaldıran çocuklar.

İNDİGO ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

Ancak bir çocuk karşı gelme özellikleri gösteriyorsa, çocukta biraz da inatçılık ve tutturma takıntıları varsa ebeveyni başta kural koyma olmak üzere çocukla ilgili bazı konularda zorlanır. Bu durumda doktor, psikiyatri ve rehberlik servisi gibi aklına gelen her çözümü dener. Uzun uzun randevu günleri ve tetkikler için beklediği halde kendini iyi hissettirecek bir uygula-bitsin yöntemi bulamaz. Uzmanlar onun yerine günler, aylar belki yıllarca devam edecek olan ilaç ve psikoterapi yöntemleri önerir. Üstelik aynı uzmanlar hem ailede hem de çocukta bir sürü olumsuzluk saptar. Bu ve benzeri eleştirileri kabullenmek ve zahmetli tedavi süreçlerine uyum sağlamak hiç kolay değil tabii.
Tanıyı kabul edemeyen ebeveynler kendi içlerinde düşünmeye başlarlar: ‘Ne yani şimdi bütün bildiklerim ve yaptıklarım yanlış mıydı? Verdikleri ilaçların ne kadar da çok yan etkisi var! Üstelik sadece çocuğum değil bizim de yapmak zorunda olduğumuz şeyler varmış. Öğretmen de gerek yok demişti. Kullanmazsak ne olur? İşin yoksa şimdi günlerce, aylarca o merkeze git gel. Ne kadar tüketici bir süreç… Hem zaten kesin düzelecek diye garanti de vermediler.’ gibi…

Neden ebeveynler çocuktaki sorunları görmezden gelerek basit bir tanımla “indigo çocuk” demeyi tercih ediyor?

İndigo çocuğunuzun olduğunu kabul etmek sizi birçok sıkıntıdan kurtarır. Onun karşıt olma durumunu ya da ani ve kuralsız davranışlarını sorunlu davranış olarak betimleyip mücadele etmek zor bir süreçtir. Onun yerine böyle bir çocuğu özgüveni yüksek, otoriteyle disipline edilemeyen, sisteme başkaldıran özel bir çocuk olarak kabullenmek daha kolaydır. Doktorların “hiperaktif” ya da “dislektik” olarak tanımladığı bir durumu; “özel çocuk” olarak benimsemek daha tercih edilir bir yönelimdir.

İNDİGO NASIL ANLAŞILIR

Bu terim ne zamandan beri kullanılıyor?

İndigo çocukların 1970’li yılların sonlarında doğmaya başladıkları iddia ediliyor. Bu durumda ilk “indigolar” yetişkin yaşlarda olmalı. Keşke bu bireylerin yaşam süreçleri ile ilgili geriye dönük izlem araştırmaları yapılmış olsa ve elimizde tedavi edilememiş olmanın onların yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini tespit edecek, olumlu ve olumsuz yanlarını gösterecek veriler olsa.

EĞER DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARINI BİR KISMI İÇİN BU TERİM KULLANILIYORSA…

Aslında tedavi edilmeyen dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile ilgili verilere bakmak bize fikir verebilir. Önceki yıllarda DEHB olan bireylerin var olan zihinsel kapasitelerinin gereği olan bir eğitim başarısı gösteremedikleri; bir yandan da “istesem de arkadaşım X kadar başarılı olamam” düşüncesi ile sistemik eğitimden uzaklaştıkları saptanmış.

Tedavi edilmeyen çocuğun okuldan uzaklaşmasını izlemek hangi ebeveyn için kolay olur ki?

Anne babanın çocuğu ile ilgili gelecekten beklentileri ve duygusal yatırımları var. Bunlar kumdan kaleler gibi gözlerinin önünde yıkılıp gider. Bunun izleyicisi olmak tahammül edilebilir bir durum değildir. Böyle bir durumda onun hastalıklı olmasını kabullenmek yerine dünya yeni bir düzen getirebilecek “özel” bir insan olduğunu ve bu nedenle sisteme uyum sağlayamadığını düşünmek daha rahatlatıcıdır.

Aileler neden çocuklarında herhangi bir psikolojik sorun olabileceği düşüncesini kabul etmezler?

Eğer çocuğun söz konusu durumuna zihinsel yetersizlikler de eşlik ediyorsa patolojik durumu kabullenmek daha olasıdır. Ancak mental kapasitesi yüksek olup bir yere kadar var olan sorunları bu yönleri ile kapatabilen çocuklarda ailelerin ruhsal bir bozuklukla çocuklarını eşleştirmeleri kolay olmuyor. O zaman da aile -denize düşen yılana sarılır- misali “başka ne olabilir?” arayışlarına giriyor.

Ateş düşürücü/ antibiyotik bile verirken ikileme düşüp ‘Acaba vermeli miyim?’ diyen anne babaların ‘fazla da problemi yok aslında’ diye değerlendirdiği böyle tablolarda tedaviye yönelik ilaçları gönül rahatlığı ile çocuklarına vermeleri kolay olmuyor. Ancak tedaviden uzaklaşılınca ortaya çıkabilecek kayıplar ailelere iyi anlatılmalı. Bu aileler çocuklarının okul ve öğretmenleriyle sıkı bir işbirliği içine girmeli. Özellikle zihinsel fonksiyonları iyi olan bu çocukları “özel çocuk”, “indigo çocuk” etiketlemeleri ile medikal bir tedaviden uzaklaştırma bu çocukların yararına değildir. Elbette çocuğun ilgi ve beceri alanlarına göre yetenekli olduğu konularda ilerlemesine izin verilmeli. Bu, her anne babanın ve eğiticinin önceliği olmalıdır. Ancak bu çocukları “akıllı, çok zeki ve yetenekli çocuk, mutlaka üstesinden gelebilir” diyerek tıbbı destekten yoksun bırakmak, gelecekte hak ettikleri yerlere gelmelerine engel olabilir.

wow-indigo-child-640x372.jpg

Bu konuyu yazdır

  POZİTİF ENERJİ UYUMLAMASI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 17:12 - Forum: MEDİTASYON - Yorum Yok

Düşünce, insanın temel yaratıcı yeteneğidir. Düşünce ve imajinasyon (tahayyül-hayal etme gücü) hareketten önce vardır. Her düşünce belli bir etkiye sahip olan yaratıcı bir süreçtir.
Hayatımızı iyiye doğru yöneltmek istiyorsak eğer, gereken olumlu sebeplerin oluşması için bir tür aşırı çaba göstermeliyiz. İmajinasyon gücümüzün,hayatımızı her an yeniden yapılandıran bir yaşam sanatçısı olduğunu unutmayın.

Eğer bir insan,“Pozitif düşünüyor ve davranıyorum, ama yansımalar asla pozitif değil.”diye düşünüyorsa, yanılıyordur. Pozitif düşünce, bizi sevindirmeyen, mutlu kılmayan ve onaylamayan olayları dikkate almamak anlamına gelmez ki; aksine,“Gerçek pozitiflik, her durum ve şart altında elinden gelenin en iyisini yapmaktır.”Günlük hayatta yeni zorluklarla karşılaşmak engellenemez. Zaten bu tür değişimler ve meydan okumalar bize atak yaptırır. Gelişmek, değişmek, güçlenmek ve karşılaştığımız zorlukları olumlu olaylar hâline getirerek çözümlemek insan hayatının amacı ve anlamıdır. Hayatın acılıkla, katılıkla, negatiflikle sunduğu her şeyi tatlandırmak, güzelleştirmek ve pozitif enerjinin pırıltılı ışığıyla yıkamak için buradayız. Her zorluk onu aşmamız için bize bir olanak sağlar ve “ruhsal farkındalığımızı” artmasına neden olur.

“Yaşamanın” öncelikle “öğrenmek” anlamına geldiği gerçeğinin tam olarak şuuruna varırsak, hayatla ilgili görevlerimizi de hakkıyla yerine getiririz.
Düşüncelerimizin her biri bir yaratma eylemidir. Hepimiz de buraya yaratıcı yönümüzü geliştirmek için geldik. Düşüncelerimizle yaratıcı enerjiye şekil veriyoruz. Ve daha sonra bu eylemimiz, hayatımızda bir durum veya olay olarak ortaya çıkıyor.

Pozitif düşünmek ve pozitif enerjiyle uygulama yapmak, üstelik bu olumlu enerjiyi başkalarına da yansıtmak demek, tüm deneyimlerin özellikle de acı ve ıstırap dolu deneyimlerin bize “Öğrenmek ve Uygulamak” için olanaklar sunduğunu fark etmek; geçmişin tüm acı anılarını affetmek, onları sevgiyle kendimizden uzaklaştırmak demektir.Şuurlanmanın ve gelişimin hangi aşamasında bulunursak bulunalım, insan olmanın erdemli vazifesini bilgece yerine getirme şansına eşit olarak sahibiz. Kim olursak olalım, büyük küçük demeden ne hizmet yaparsak yapalım, hizmetimizi pozitif enerjinin verdiği güçle olumlu ve doğru yapmak olanaklarıyla donatılmış durumdayız. Yeter ki, “Pozitif enerjinin tüm varlığımızdan yansıyabilmesi için sadeleşmeyi ve terki göze alalım ve pozitifin bilgisine gönül kaplarımızı açalım.”

bahar.jpg

Bu konuyu yazdır

  PARAPSİKOLOJİ VE ZAMAN KAVRAMI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 16:58 - Forum: PARAPSİKOLOJİ GENEL - Yorum Yok

Sağlıklı sıradan basit bir insanın rüyasında veya zamanın herhangi bir vaktinde biranda kendini olanaksız bir deneyimin içinde bulur. Deneyim sahibi genellikle sarsılır. Şaşkınlık içerisinde kalır,ve kısa sürede normale döner. Olay daha sonra toplumsal inançta ebeveynler tarafından benzer olay yaşamış kişilerin anlatımlarıyla benzerlikleri belirtilerek bir gerçekliğe bağlanır. Ve olay unutulur.

Kültürlerde hassas kişiler diye anılan ve saygı gösterilen kişiler bu deneyimlerini çok sık yaşadıkları için bu özellikleri ile birlikte yaşam sürmeye ya alışırlar yada bastırmaya çalışırlar. Bu konu da otorite boşluğu ve bilimsel alt yapının oluşmayışı çoğu zaman hassas kişiyi derin psikolojik sorunlar veya çıkar sağlayabilmek için ekonomik kaygılara sürükler. Ülkemizde bir çok örneği vardır.

Sevgi Çağıl;18 Aralık 1927 doğumlu Yaşamının tamamı spirütüel çalışmalarla geçmiş şu an yorgun ve kırgın bir dost. Türk metafiziğinin büyük üstadı Dr.Bedri Ruhselman ın doğuş medyumu tanımlaması yaptığı bir kişi. Kendi ifadelerini aktarıyorum: “Medyom lar genellikle bilinmeyenleri haber veren kişiler olarak düşünülürler. Bu doğru değildir. Medyomda sıradan bir insan oda öfkelenir sevinir kızar yani insandır ancak ruhsal irtibata geçtiği an bilgi noktasını bulabilen ve o bilgi kanalından iletişim yapabilen bir kimsedir sadece o an farklıdır.”

“Kendisindeki bu özelliğin onu gururlandırmaya hakkı yoktur. 5-6 yaşımdan beri sevdiğim insanların etrafında renkli ışıklar görüyorum,Fakat benim gördüklerimi başka insanlar görmüyordu ..Önceleri buna çok üzülüyordum. Bana birisinin sevgi duyduğunu renklerinden anlıyordum. Hasta bir insanda renkleri göremiyor ve Anneanneme bu ölecek dediğimde ölüyordu O zamanlar bu kız cinlere karıştı deyip çeşitli hocalara götürdüler ve bir yığın muska taktılar.”

“Olaylar bir birini izledi olacak olayları önceden bilebiliyordum. Daha sonraları bayılmalar başladı. Doktorlar kalbi arızalı dediler. Ama bu bayılmalar bende zevk halini almaya başladı. Önce bedenimi tatal bir uyuşukluk sarıyor daha sonra ruhsal enerjimle istediğim yere gidebiliyordum. Bunu oyun haline getirmiştim.”

“Bir Ankara kışında annem geceliğimi ve ayaklarımı çamur içinde buldu halbuki sokağa çıkmamıştım. Babamın öleceğini gördüm. O dönemler Abdülbaki Gökpınarlının evine giderdik. Oraya Ahmet Kutsi Tecer, Burhan Toprak Adnan Saygun beyler gelirdi. O sırada, Abdülbaki Bey Yunus Emre Divanını yazıyordu.Hepsi otururlar,tartışırlar konuşurlardı .Ben bazen lafa karışır o şiir onun değil ,bu Yunus un değil gibi laflar ederdim.Söylediklerimde her zaman doğru çıkardı. Ankara metafizik cemiyetini biz kurduk bu cemiyette Baha Soysal, İzzet Akçal, Zahit Çandarlı, Erol Sayan,İsmail Hakkı Ketenoğlu gibi tanınmış insanlar vardı.. Sene 1951 bu 30 yıl süresince Esrar-ı Sır adlı 3 ciltlik kitap yazdık .”

Sevgi Çağıl bu trans celseleri sırasında Parapsikoloji apor denen yoktan maddeler var edebildiğini anlatıyor .kendisinin trans sırasında ellerinde su ,kül,heykelcikler oluştuğunu biliyorum. Hindistan’da Sai Baba nın oluşturduğu tezahürleri oluşturabilecek PK enerjisinin Yoğunlu bedeninde bir takım radyooaktif yanık benzeri açıklanamayan izlerin oluşmasına sebep olmuş. Kendisini yakın tanıma fırsatı bulduğum ve benimle görüştüğü için ona teşekkürlerimi sunuyorum.

Mütevazi bir yaşam tarzı ve yanlış anlaşılmaların kendisini üzdüğünü gördüm.Bu fenomenlerin suistimal edildiğini televizyon ve basında gördükçe susmayı tercih etmesi Ülkemiz parapsikoloji bilimi için büyük bir kayıptır.

Dr. Ferhan ERKEY
Türk spiritüel çalışmalarının , Dr.Bedri Ruhselman gibi Akademik platforma taşınması için zamanının tüm dinamizmini bu alanda harcamıştır.1921 Afyon doğumlu olan araştırmacı çocukluğundan itibaren bir çok paranormal fenomen yaşamıştır. Yaşamının geçtiği Ankara da İzmir Caddesi Kocabeyoğlu Apt. da her Salı ve Cuma, halka açık konferanslarla ve ruhsal celselerle başlayan çalışmalar 1960 lı yılardan bahsediyoruz dönemin devlet ilgililerinin ilgi odağı olmuştur.

Celselerinde o dönemin devlet bakanı Kemal Satır Nüvit Yetkin,içişleri bakanı Orhan Öztrak çok kez bulunmuşlardır. İsmet İnönü ile 27 mayıs ihtilali ile trans sırasında alınan gelecek ile ilgili olayların görüştüğünü bildirmektedir. Erdal İnönü ve kızı özden in seanslardan korktuğunu da bildirmiştir.
Bütün bu yakın ilişkiler ve Türk psikiatri tıbbının önde gelen isimlerinden rahmetli Prof.Dr Recep Doksat ve Prof Dr.Şerif Şankal’ın beraberce bakanlığa sundukları bilimsel araştırma projeleri Dr.Ruhselman’dan sonra bir kez daha kabul görmemiştir.

Yaşamı yüzlerce paranormal olayla geçen sayın Erkey in ruhsal bir celsesinde trans halindeki sujenin çizdiği ve ruhsal bir varlık tarafından çizildiği belirtilen Meryem Ana resmi İzmir Efesteki Meryem Ana kilisesinde bulunmaktadır. Hıristiyan yetkililerce çok beğenilen bu resim ilgilenenlerin dikkatine sunulur.

Dr. Bedri RUHSELMAN
Türk metapsişik ve metafizik cemiyetinin babası ve çalışmalarını kendi yılmaz gayretleri içerisinde bilimsel eserler halinde toparlayan ve dünyadaki klasik spirutüalizm çalışmalarını neo-spırütüalizme getiren ve her türlü bilimsel çalışmaya açık olan bir anadolu misyoneridir.

Çalışmaları “RUH ve KAİNAT” adlı eserde bugünkü Parapsikoloji biliminin ilk tohumlarıdır. İnsana ve bilinmeyen kapıya cesurca ve bilimsellikteki şüphe fenomeninden hiç şaşmadan yürüyen Ruhselman ülkemizde bu konularla ilgilenen insanların çalışma rehberi olmuştur. Ve onun oluşturduğu ekol hep şüpheden ve bilimsellikten yana olacaktır. Çalışmalarını açık yüreklilikle savunan Ruhselmandan sayfalarca bahsetmek mümkündür.

İstanbul metapsişik cemiyetinin kurucusu olan Ruhselman her aydın gibi akademik çalışmalara ihtiyaçtan bahseder.1950 li yıllarda aramızdan ayrılan bu değerli insanı saygılarımızla anıyoruz.

s-6ebb8b0b68663906d8091848cae9ba00b569d445.jpg

Bu konuyu yazdır

  Kendi Kendini Nasıl Hipnoz Edersin
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 16:04 - Forum: Hipnoz - Yorum Yok

Tanım olarak, bir konuya yüksek seviyede konsantre olma ve bu konuda talimatları yerine getirme isteğine hipnoz deniyor. 

Sigara içme, obezite gibi sorunlarda, duygusal gerilimlerde ve bazı tıbbi durumlarda işe yarayabiliyor.

1.Gözlerinizi kapatıp düşüncelerinizden kurtulmayı deneyin. Başlangıçta düşünmemenin zor olduğunu göreceksiniz. Kafanızda sürekli fikirler dolaşacak. Dikkatinizi toplayın. Bir süre sonra düşünceler çıkıp gidecektir.

2.Parmaklarınızdaki basıncı hissedin. Bu basıncın dokunulabilir olduğunu, belli bir rengi ve şekli olduğunu düşünün. Sonra bu şekillenmiş basıncın vücudunuzdan ayrılıp sizden uzaklaştığını hissedin. Bu uzaklaşma sürecinde bir sis hayal edebilirsiniz. Bu sayede gerginliğiniz azalır. 

Yavaş yavaş ve teker teker vücudunuzun bütün bölümlerini serbest bırakın. Vücudunuz ve kafanızdaki her şey bir anda serbest kalacaktır.

3.Yavaş ve derin nefesler alın. Nefes verirken vücudunuzdaki gerginliğin siyah bir bulut içinde sizi terkettiğini hayal edin. Nefes alırken, havanın hayat ve enerjiyle dolu ışıklı bir güç olarak size döndüğünü düşünün.

4.Şu anda tamamen sakinleşmiş durumdasınız. 10'dan geriye doğru sayacağınızı kendinize söyleyin. Her numarayı beyninizde iyice resimleyin. Numaralar büyük olabilecekleri gibi, altın renginde veya aklınıza gelen başka şekillerde de olabilirler. Her numaradan sonra kendi iç dünyanıza gireceksiniz. İsterseniz bütün çevreyi de hayal ederek 10 basamaklı bir merdivenden indiğinizi düşleyebilirsiniz.

5.(Altın kural) İşte şimdi sizi etkileyen problemi çözmenin zamanı. Kendinizle konuşmaya başlayın. İstediğiniz kadar bu konuda kendinizle konuşabilirsiniz ama devamlı pozitif cümleler kurarak. Çünkü iç dünyanız olumsuz cümleleri umursamaz.


6.Yeterince konuştuğunuzda, kendinize O'dan 10'a kadar sayacağınızı söyleyin. Saymayı tamamladığınız zaman yavaş yavaş normal halinize döneceksiniz. Sayarken numaraları yine detaylı biçimde resimleyerek hayal edin.



hipnoz1.jpg

Bu konuyu yazdır

  HEMATİT TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 01:03 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Hematit taşı demir gibi görünür, ancak düştüğünde kolayca kırılabilen bir taştır. Demirin başlıca kaynaklarından biridir. Narin bir kristal çeşididir ve işlenirken Mohs'a göre 6.5 sertlikte olmasından dolayı çok titiz bir çalışma ister. (Bkz Mohs) Rengi siyah, gri ve kırmızımsı kahverengidir. Genellikle opaktır, yani yarısaydamdır. Çizgileri ise koyu kırmızı veya aydınlık ışıltılıdır.

Hematit Taşı Faydaları

Hematit taşı kan dolaşımı üzerinde pozitif etki sağlar. Dalağın doğru çalışmasına yardımcı olur. Bilinen diğer faydaları aşağıdaki gibidir;
Enerji ve canlılık verir, stresi azaltıcı etkisi vardır.
Çekim gücü fazla olduğundan, kişisel çekim, neşe, cesaret ve istek verir.
Özellikle karar verme güçlüklerine birebirdir.
Mafsal romatizmalarına karşı faydalıdır.
Bel soğukluğuna karşı etkilidir.
Aşırı duygulanma ve heyecanlanmaları sakinleştirir.
Zihni berrak hale getirir, akıl ve zeka kıvraklığı sağlar.

Hematit Taşı Genel Özellikleri

Sertliği : 5,5 - 6,5

Özgül Ağırlığı : 5,26

Kimyasal Grubu : Oxides

Yapısal Görünümü : Opak, Yarısaydam

Parlaklığı : Metalik

Kimyasal Formülü : Fe2 O3 + (Mg, Ti), (Al, Cr, Mn, Si, Th)

Uyumlu Olduğu Burç : Koç, Aslan, Başak, Kova, Akrep, Balık

Rengi : Gri, Siyah

Sembolü Olduğu Hususlar : Birey ve toplum arasındaki ilişkilerde denge.

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Brezilya, Kanada, Güney Amerika, Çin, İngiltere ce Almanya.


hematit-tasi.jpg

Bu konuyu yazdır

  YEŞİM TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 00:59 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Doğada genel olarak yeşil renklerde bulunan en kıymetli olanları Zümrüt yeşimi ve Burma yeşimdir. Doğada ufak parçalar halinde bulunmaktadır.

Yeşim Taşı Faydaları

Bu taşın oldukça rahatlatıcı ve arındırıcı özellikleri bulunuyor. Vücut pisliklerini aldığından bu taşın yatağı dahi yapılmış ve seans olarak uygulamaya gidilmiştir. Biraz araştırma yaparak yatak tedavisini de öğrenebilirsiniz. Özellikle öğretmenlerin ve konuşmacıların çokça tercih ettiği bu güzel taşın biraz faydalarından bahsedelim;
Bedeninizi temizlemenize yardımcı olan bir taştır,
Diş ve Diş eti sıkıntılarınızda faydalı olabilmektedir. Ufak ve oval bir parça ile konuştuğunuzda faydalı titreşimler yaymaktadır,
Duygularınızı dengeleyerek tutsaklığından kurtulursunuz, 
Odaklanma sorununuz mevcut ise bu sorunu çözmenizde ki en iyi ilaçlardan birisidir, 
Elinizde bir süre tuttuğunuzda tepkime yaparak ısınır ve size rahatlatıcı bir duygu verir, 
En güzel yanı da taşıyan kişide adalet duygusunu en üst seviyelere çıkartmasıdır, 
Kibir gibi kötü huy ve düşüncelerden sizi arındırır.
Konuşmalarınızı akıcı ve düşünce gücünüzü üst seviyelere çıkartabilir.

Yeşim Taşı Genel Özellikleri

Diğer İsimleri : Yeşim Taşı, Jadeit, Nefrit

Sertliği : 6.5 - 7

Özgül Ağırlığı : 3.2 - 3.3

Kimyasal Formülü : (Ca2(Mg,Fe)5Si8O22(OH)2)

Uyumlu Olduğu Unsur : Toprak, Hava

Uyumlu Olduğu Şakra : Kalp, Üçüncü Göz

Uyumlu Olduğu Burç : Koç, Boğa, Başak, Terazi ve İkizler

Rengi : Yeşil, sarı, beyaz, kahverengi, siyah, kırmızı

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Guetamala, Myanmar, Rusya ve Amerika, Çin, Yeni Zelanda, Meksika, Türkistan


yesim-tasinin-faydalari-nelerdir-sifalar...ikleri.jpg

Bu konuyu yazdır

  LAPİS LAZULİ TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 00:52 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Oldukça değerli taşlar arasında yerini korumaktadır. Taş yapısı itibari ile üzerinde beyaz kalsit çizgiler bulunabilmektedir. Bu taş kireç taşlarının altlarında bulunabilmektedir. Bu durumlarda kireç taşı yakılır ve sonrasında su ile söndürülerek ani değişimlere maruz bırakılır ve taşın altına inilerek elde edilir. Bu taş yapısı itibari ile her daim mavi renktedir (Renk tonu çıkarıldığı bölgeye göre değişiklik gösterebilmektedir.) Birkaç mineralin birleşiminden oluşmuştur.

Lapis Taşı Faydaları

Bu değerli taşın birkaç faydası,
Çocukların solunum yolu rahatsızlıklarını iyileştirmede çok iyi bir yardımcıdır.
Tansiyon hastalığını dengede tutar,
Kişinin iletişim yeteneğini yükseltir. 
Düşünce gücünüze zenginlik katarak sizi refahlatabilmektedir,
Gelişimde olan kişilerin kemiklerini güçlendir,
Korkuları emerek kaygıyı azaltıcı özelliği bulunur,

Dikkat: Güçlü bir enerji yaydığından hassas kişilerde baş dönmesi ve halsizlik yapabilir.

Lapis Taşı Genel Özellikleri

Diğer İsimleri : Gece Taşı, Lacivert Taş, Gerçek Taşı

Sertliği : 5 - 6

Özgül Ağırlığı : 2.4 - 2.6

Kimyasal Grubu : Mineraller

Yapısal Görünümü : Opak ve Yarı Saydam

Parlaklığı : Mat

Kimyasal Formülü : Na,Ca)8(AlSiO4)6(SO4,S,Cl)2

Uyumlu Olduğu Unsur : Ateş ve Toprak

Uyumlu Olduğu Şakra : Alın ve Gırtlak

Uyumlu Olduğu Burç : Boğa, Terazi, Yay, Kova

Rengi : Derin Mavi, Mor ve Yeşilimsi

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Amerika, Pakistan, İtalya, Kanada, Sibirya, Angola, Afganistan(En değerli olanlar), Şili, İsviçre


lapis-lazuli-ta%25C5%259F%25C4%25B1n%25C...20x465.jpg

Bu konuyu yazdır

  SİTRİN TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 02-08-2016, Saat: 00:48 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Kuvars kristalinin sarı renkte olanıdır. İsmi, renk dolayısı ile genel anlamda "turunçgiller" özel olarak da "limon" anlamına gelen Yunanca kökenli "Citron (citrus, zitrone)" kelimesinden türemiştir. Sarı rengini bünyesinde oldukça az bulunan demirden almaktadır. Geçmiş dönemlerde ticaret ile uğraşan kişiler bu taşları para kasalarında saklamaktaydılar, bereket getirdiğine inanılan bir taştır. Bu sebep ile "Tüccar taşı" ismi ile anılmıştır. 

Sitrin Faydaları

Ortamda bulunan istenmeyen enerjileri engellemek amacı ile kullanılabilir,
Başarı getirici olduğuna inanılan bir taştır,
Taşıyan kişiye neşe ve mutluluk depolamaktadır,
Kişinin içerisinde bulunduğu depresyona neden olan duygulardan arındırabilmektedir,
Kişiye güven verici duygular hissettirir,
Negatif enerjiyi yok eder, 
Zihinsel berraklık arttırıcıdır,
Böbrek, ciğer, sindirim sistemi ve kalp için oldukça yararlıdır,
Kişinin kendisine zarar verici eğilimlerini yok edebilmektedir,
Sitrin, masaj yağlarını etkinleştirmek için de kullanılmaktadır,
Boynunuzda taşıdığınızda çok fazla bir güven aşılaması yapmaktadır,
Göz hastalıklarına karşı koruyucu etkileri bulunur,
Antioksidan etkilidir. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını sağlar,
Ciltte tazelik oluşturur,
Sivilcelerin iyileşmesinde yardım eden taşlardandır,
Bağımlılıklardan kurtulmaya yardımcı olabilmektedir.

Sitrin Genel Özellikleri

Diğer İsimleri : Citrine

Sertliği : 7

Özgül Ağırlığı : 2.65

Kimyasal Grubu : Silikat

Parlaklığı : Camsı, ışıltılı

Kimyasal Formülü : SiO2+Al, Fe, Ca, Li, Na, Mg

Uyumlu Olduğu Unsur : Hava

Uyumlu Olduğu Şakra : Güneş sinir ağı

Uyumlu Olduğu Burç : Koç, İkizler, Aslan, Başak, Terazi, Akrep

Rengi : Sarının değişik tonları

Sembolü Olduğu Hususlar : Umut, Sağlık, Gençlik, Sadakat ve vefa

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Brezilya, Amerika, İspanya, Rusya, Madagaskar


Sitrin-Ta%25C5%259F%25C4%25B1-Neye-%25C4...20x471.jpg

Bu konuyu yazdır

  OPAL TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 01-08-2016, Saat: 23:32 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Kuvarsın bir çeşidi olarak bilinir. Halk arasında "Gökkuşağı Taşı" olarak yaygın bir ismi vardır. Bazıları bu taşı talihsizlik getiren bir taş olarak düşünürken bir çoğunluk bu taşı sürekli yanında taşıyarak düşmanlarına karşı güçlü olduğunu inanır. Negatif olan duyguları dengelediği ve düzenlediği bilinir.

Opal taşı Sanskritçe olan kıymetli taş anlamına gelmekte olan "Upala" sözcüğünden alınmıştır. Yer altında sürekli bir hareket halinde olan sıcak suların, kayaların oluşturduğu boşluklarda çökmesi ve yerleşmesi sebebi ile oluşur. Etrafındaki kayalardan mineral emerek gelişimini sürdürür. Bu sebebiyle ismi "ıslak kuvars" olarak ta anılmaktadır. Güneş ışınların ısısını emerek bünyesinde tutabilir. Avucunuza aldığınızda vücut ısınız ile renk değiştirebilen nadir taşlar arasındadır. İçerisinde tamamen gökkuşağı renklerini taşır fakat sıralı değil karmaşık haldedir. 

Opal Taşı Faydaları

Bu taşın küçük parçacıkları kişilerin yanında taşıyabilmesi amacıyla kesilir büyük olanları da evlerinde hem güzel ve hoş bir görüntü sağlayan bir obje ve sağlık amacı oluşturan eşya olarak sergilenir. Bu taşın yararlarını kısaca maddelemek gerekirse;
Kızgınlık halini sindirir ve emer,
Kişisel iradenizi kazandırarak bağımsızlığınız da size yardımcı olur,
Kendini iyi bir şekilde ifade edebilme yeteneğini geliştirmede yardımcı olur,
Kişinin içinde hapsolduğu yanlış inançlardan kurtarır ve arındırır,
Özgürlüğün ve bağımsızlığın taşıdır,
Eklem sorunlarını iyileştirmeye yardımcıdır,
Gözlerinizin görme gücünü arttırır,
Böbrek ve kan hastalıkları için şifacı özelliği bulunmaktadır,
Tehlikeli anlarda cesaret vericidir,
Hayatlarımızın sıkıntılı günlerinde rahatlamaya yardımcı olabilmektedir,
Kabus rüyaları emerek size hoş rüyalar sunar,
Parkinson hastalığının tedavisinde yardımcıdır,
Kişiye gençlik gücü aşılar,
Negatif duyguları emerek aşırı duygulanmaların önüne geçer,
Utangaçlığı azaltır.

Opal Taşı Genel Özellikleri

Diğer İsimleri : Opalite, Gökkuşağı Taşı, Panzehir Taşı, Yetenek Taşı

Sertliği : 6 - 6.5

Özgül Ağırlığı : 1.9 - 2.3

Kimyasal Grubu : Slikat

Yapısal Görünümü : Saydam ve yarı saydam

Parlaklığı : Camsı

Kimyasal Formülü : SiO2nH2O

Alt Türleri : Hayalit, ateş opal

Uyumlu Olduğu Burç : Akrep, Yay, Balık

Rengi : Ateş Kırmızısı, renksiz, beyaz, pembe, mavi ve karışık gökkuşağı

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Afrika, Meksika, Peru, Macaristan ve Avustralya

01opal8.jpg

Bu konuyu yazdır

  AMETİST TAŞI
Yazar: Spiritüeller - 01-08-2016, Saat: 23:25 - Forum: DOĞAL TAŞLAR - Yorum Yok

Şifa bakımından en güçlü taşlardan olan ametist, değerli taş sevenler içinde en gözde taşlardan biridir. Kuvars ailesinden mor yada mavi-mor renkli bir taştır. Ona bu rengi verenin, içinde bulunan demir olduğu düşünülmektedir.
Renkleri gün ışığında değişen bazı ametistler, gerçek renklerine ancak röntgen ışınları altında kavuşabilirler. Asırlar boyunca, değişik uygarlıklarda sevgi ve beğeniyle kullanılmış, Asya ve Mısır'da mühür olarak değer kazanmıştır.

Eski çağlarda "sarhoşluğu yok eden taş" olarak bilinirdi. O zamanlarda kadeh, çanak, kap gibi şeylerin bir çoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist astrolojide de başak, oğlak, kova ve balık burcu insanının taşı olarak bilinir. Ayrıca yıldırım çarpmasından koruduğuna ve büyüleri etkisiz hale getirdiğine inanılmıştır.

Ametist Faydaları

Nazarın ilk baştaki olumsuz enerji olduğu kabul edilsede, rengi ve güzel görünümüyle ilk bakışı çekeceğinden, nazara karşı koruma sağladığı kabul edilir. Ametistin başlıca bilinen faydaları;
Cilt hastalıklarına karşı etkilidir.
Göz hastalıklarına, alerjiye, megrene, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıkalrına iyi gelir.
Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü azaltarak beyin gücünü yükseltir.
Endoktrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendir, kanı temizler ve enerji verir. Bilin seviyelerini aktive eder, yatıştırıcı etkisi vardır.
Yoğunlaşma için en ideal taşlardandır.
Bulunduğu çevredeki olumsuz enerjileri temizleyip pozitif enerjiye dönüştürür.
Depresyona karşı faydalıdır.
Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Sürekli üzerinizde taşıyabileceğiniz bir taştır. Yaydığı enerji her zaman fayda sağlar ve olumsuzluklardan korur. Özellikle düşman tavırlı insanların arasında bulunacağınız zamanlarda bu taşı üzerinizde bulundurmaya gayret edin. Böylece sadece pozitif enerji alacağınızdan emin olabilirsiniz.
Enerjisi huzur vericidir. Yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkiler. Fazla çalışmaktan ve stresten kaynaklanan zihinsel yorgunluğu giderir. Enerjisinin odaklandığı kişide uyum ve denge oluşturur. Ancak ciddi bir kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu enerjiyle uyuşmayarak, ametist'i rahatsız edici bulabilir.
Kişiye iç huzuru vererek karar verme yeteneğini güçlendirir.
Kişiyi rahatsız eden takınaklı düşünceleri uzaklaştırıcı ve yatıştırıcı bir etkiye sahiptir. Koyu mor yada çok açık renkli, özellikle de berrak olan ametistler en güçlü enerjiye sahip olan ametistlerdir.
Pembe kuvars ile birlikte kullanıldığında aklı güçlendirdiği ve kalbi koruduğu söylenir.
Uykusuzluk çekenlere iyi gelir. Eğer uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız; ametisti yatmadan bir süre önce elinizde tutun ve sonra yastığınızın altına koyarak yatın. Sorununuzun nasıl düzeldiğini göreceksiniz. Uyku sorunlarına iyi geldiği gibi kabus görmeyi de engeller.
Kanser oluşumunu engeller.
Deri hücrelerinin yenilenmesini ve dolayısıyla tenin güzelleşmesini sağlar.
Kan dolaşım sistemini korur ve tedavi eder.
Eklem ağrılarını tedavi ederek rahat hareket etmeyi sağlar.
Vücudu toksinlerden temizleyerek kişiyi yeniden hayata döndürür.


ametist4.jpg


Ametist Genel Özellikleri

Diğer İsimleri : Ametist, Ametist, Mor Yakut, Aşk Taşı

Sertliği : 7

Özgül Ağırlığı : 2,65

Kimyasal Grubu : Oxides

Yapısal Görünümü : Saydam

Parlaklığı : Camsı

Kimyasal Formülü : SiO² + Al, Ca, Fe, Mg, Li, Na

Uyumlu Olduğu Unsur : Hava

Uyumlu Olduğu Şakra : Alın, taç.

Uyumlu Olduğu Burç : Koç, Balık, Kova, Başak, Yay

Rengi : Mor, eflatun erguvan

Sembolü Olduğu Hususlar : Adalet, cesaret, doğru karar verebilen akıl ve huzur.

Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Brezilya, Kanada, Rusya, Madagaskar, Hindistan, Namibya, Sri Lanka.

Bu konuyu yazdır